Anayasa H.

TBMM üyelerinin hukuki statüsü

  • Milletvekilliği hakkı seçimle kazanılır. Anayasalar milletvekilinin hukuki statüsünü belirler. Milletvekilliği, geniş anlamda kamu görevi olmakla beraber anayasal statüsü gereği farklı bir hukuki konuma sahiptir.
  • Milletvekilliği yetkisi seçimle kazanılırken kimlerin nasıl seçileceği anayasalarda düzenlenir.

Milletvekilliği Sıfatının Kazanılması

  • 1982 Anayasası’nda milletvekilliği sıfatının ne zaman kazanılacağına dair kesin hüküm yoktur.
  • 1982 Anayasası’nın 75. maddesine göre: “TBMM, genel oyla seçilen altı yüz milletvekilinden oluşur.” Bu maddedeki ‘genel oy ile seçilen’ ifadesi milletvekili seçimlerinin tamamlanması ile milletvekilliği sıfatının kazanıldığını gösterir.

Dolayısıyla milletvekilliği sıfatının kazanılma anı, seçimin bittiği andır. Nitekim, Yüksek Seçim Kurulu da 22.07.2007 tarihli kararında buna işaret etmiştir.

Milletvekili Andı

  • Anayasalarda yemin konusuna yer verilmesi, anayasaların iktidarı sınırlama işlevi ile açıklanır.
  • Liberal ve İslami anayasalarda genelde devlet başkanlığı yemini dini içeriklidir.

Milletvekilleri bakımından dini yemine yer verenler olduğu gibi olmayanlar da vardır. Sosyalist anayasalarda milletvekili yeminine genellikle yer yoktur.

  • Liberal demokratik ülkelerde yemin konusunda bir diğer uygulama, yeminin içinde dini ifadelere yer vermemekle beraber dini ifadeleri kullanmanın kişinin kendi tercihine bırakılmasıdır.
  • Türkiye’de, 1876 Kanuni Esasi’den itibaren anayasalarımızda milletvekili andı düzenlenmiştir.
  • 1924 Anayasası’nın ilk halinde, 1876 Kanuni Esasi’deki yemin metninin sonunda ‘Vallahi’ ifadesi yer almaktaydı. Bu ifade, 1924 Anayasası’ndan 1928 yılında çıkartılarak ‘namusum üzerine söz veririm’ ifadesi eklenmiştir.
  • 1961 Anayasası’nda yemin metnine ‘laiklik’ eklenmiştir. Laikliğe bağlılık, yemine ideolojik bir içerik kazandırmıştır.
  • 1982 Anayasası’nda milletvekili yemininin kapsamı genişletilmiştir. Yemin metni içerisine ‘Atatürk İlke ve İnkılapları’na bağlı kalacağıma’ ifadesi eklenerek yemindeki ideolojik içerik daha da kuvvetlendirilmiştir.
  • Anayasa Hukuku açısından yeminin içeriği kadar yemine bağlanan hukuki sonuçlar da önemlidir. 1982 Anayasası kapsamında yemin etmek göreve başlama şartı kabul edilmektedir.
  • Okumayı yaparken hata yapmak tekrara yol açar. Tekrarı yapmayan milletvekilinin yemini geçersiz olur. Bu durumda, bir sonraki katılacağı birleşimde yeminini tekrar yapmalıdır.
  • Yeminini anayasaya uygun olarak yapmamış olan milletvekili, göreve başlamamış kabul edilir ve devamsızlıktan dolayı milletvekilliği düşürülür.
  • Anayasamızın 67. maddesine göre, milletvekili seçilmek bir haktır. Milletvekilliğinin düşürülmesi ise bir hak kaybıdır. Anayasada ve İçtüzük’te milletvekilinin yemin etmemesinin yaptırımı konusunda düzenleme yoktur. Bu konuda yaptırımın milletvekilliğinin düşmesi olarak değerlendirilmesi, yorum yoluyla hak kaybına yol açmak anlamına gelir. Bu durum, kanunilik ilkesi bakımından sorunludur. Yemin etmemenin yaptırımının milletvekilliğinin düşmesi olması, ‘özgürlükler geniş, sınırlamalar daha dar yorumlanır.’ ilkesine aykırıdır.

Milletin Temsili

  • Yasama organının ana işlevi, milleti temsildir. Liberal, Sosyalist ve İslami anayasalar bakımından farklılaşan şey temsil ilişkisidir.
  • Türkiye’de anayasalarda temsil ilişkisinin ortak ilkeleri, millet egemenliği ve temsili vekalettir. 1982 Anayasası’nın 80. Maddesine göre, “TBMM üyeleri seçildikleri bölgeyi veya kendilerini değil bütün milleti temsil ederler.”

Üyelikle Bağdaşmayan İşler

  • Yasama uyumsuzluğu adı da verilen bu müessesenin amacı, milletvekilliği sıfatını kullanılarak haksız kazanç sağlamanın engellenmesi ve milletvekillerinin yürütmenin kontrolüne girmesinin önüne geçilmesidir.
  • 1982 Anayasası’nın 82. maddesine göre TBMM üyeleri:
  • Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve buna bağlı kuruluşlarda görev alamaz.
  • Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda görev alamaz.
  • Özel gelir kaynakları ve imkanları kanuna sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar
  • Herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler; temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.
  • TBMM üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmi veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler.
  • “Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği ile Bağdaşmayan İşler Hakkında Kanun”a göre; milletvekilleri anayasada belirtilen kurum ve kuruluşlarda ücret karşılığı iş takipçiliği, komisyonculuk, müşavirlik yapamaz; devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile zimmet, ihtilas, irtikap, kaçakçılık ve döviz suçları gibi devletten maddi çıkarları ile ilgili davalarda devlet aleyhine vekil olamaz; serbest mesleklerini icrada ve ferdi işlemlerini idarede milletvekili unvanını kullanamazlar.
  • 1982 Anayasası’nın 84. maddesinin 3. fıkrasına göre, milletvekilliği ile bağdaşmayan görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşürülmesine yetki komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.

Ders notu için tıklayınız.(pdf)

Anayasa Hukuku Notları -18


Merhaba bizi İnstagram’da takip etmeyi unutmayın @hukuk_notum :
error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: