Borçlar Genel, İÜHF 2. Sınıf

Sözleşme (Akit), Öneri ile Kabul Beyanı ve Sözleşmelerde Aranan Şartlar

Sözleşmeler Hukuku

Sözleşme (Akit), Öneri ile Kabul Beyanı ve Sözleşmelerde Aranan Şartlar

    İki tarafın karşılıklı irade açıklaması ve bu açıklanan iradelerin birbiriyle uyuşmasına sözleşme denir. Alacak için bir talep ve alacak hakkı doğururken, borçlu için bir borç yani edim doğurur. Bizim hukukumuzda sözleşmeler rızaya bağlıdır. Bir şey verilmesine veya yapılmasına gerek yoktur. Borç doğmuş olur ve ifası yerine getirilmelidir. Bundan dolayı sözleşmeler, borç kaynağıdır. Sözleşmelerin kurucu bazı unsurları vardır. Bunlar:

  • Karşılıklı irade açıklaması
  • Açıklanan iradelerin birbiriyle uyuşması

Sözleşmenin kurulabilmesi için en az iki irade açıklamasına ihtiyaç vardır. İçerik ve 

hukuki nitelik itibariyle tamamen aynı olan iki irade açıklaması açıklandıkları zaman itibariyle farkı isimlerle adlandırılır. İrade beyanlarından önce açıklanana öneri (icap) adı verilirken sonra açıklanana kabul adı verilir. Öneri, tek taraflı yapılır ve muhataba ulaşmalıdır. Diğer türlü irade açıklaması olmaz. Ayrıca bağlı olma iradesini içermesi de gerekir. Öneriyi yapan bu bağlı olma iradesini saklar veya kararsız ise, öneriyi yaparken bunu da ilave ederek beyanda bulunuyorsa artık bu irade beyanı bir öneri değil öneriye davettir. TBK m. 8/2’de özel durumlar düzenlenmiştir. Bir irade açıklamasının öneri niteliğini taşıması için yapılmak istenen objektif esaslı unsurları içermesi gerekir. Teklifin, icap olarak nitelendirilebilmesi için nesneyi, sayısını, fiyatını, özelliklerini içeriyor olması gerekir. Bu unsurlar yoksa öneriden değil öneriye davetten söz edilir. Bu unsurlar haricinde bir de muhataba yöneltilmiş olması gerekir. Muhatap, belirli veya belirsiz (umuma, herkese yönelik) olabilir. Öneri açıkça yapılabileceği gibi örtülü de yapılabilir. 

    Susmak, kural olarak irade beyanı sayılmaz. TBK m. 7’ye göre ısmarlanmayan bir şeyin gönderilmesi öneriye dahil olmaz. Olsa olsa öneriye davet olur. Öneri konusunda bir diğer kavram da bağlılık süresidir. Öneriyi yapan kişi, önerisinin hangi zaman dilimi için kendini bağlayacağını serbestçe takdir edebilme hakkına sahiptir. Sorun, bunun belirtilmediği zaman kendini gösterir. Bu konuda teklifin yapıldığı ortama bakılır. Teklif, iki kişi de bir aradayken yapıldıysa hazırlar arası yapılmıştır, eğer bir arada değillerse de hazır olmayanlar arasında yapılmıştır. Bu iki durumda bağlayıcılık süresi farklılık gösterir. 

    Bağlayıcılık süresi, teklifin o ana kadar teklif yapan tarafından geri alınamayacağı ve muhatabın da iradesini açıklayabileceği zaman dilimidir. Hazırlar arasında öneri yapıldığı zaman, karşı taraf anında öğrenmiş olur ve görüşme bitene kadar da bağlayıcılık süresi devam eder. TBK m. 4’te telefon ve bilgisayar gibi iletişim araçlarıyla fiziken bir arada olmayan olunmayan durumlarda da hazırlar arasında yapılmış sayıldığı düzenlenmiştir. Çünkü anlık öğrenme imkanı vardır. Yani hazırlar arasında yapılan öneri ile sözleşme kurulması için sözleşme kurma amacı ile bir araya gelinmesi yani muhatabın bunu öneri açıklandığı an öğrenmesi ve durumu idrak edebiliyor olması iki önemli unsundur. 

Hazır olmayanlar yani aynı ortamda bulunmayanlar arasında ise durum farklıdırHazır olmayanlar arasında öneri yapıldığı zaman muhatabın öğrenmesi ve sonrasında idrak etme süresi ele alınır. TBK m. 5’te zamanında ve usulüne uygun olarak gönderilmiş bir yanıtın ulaşmasının beklenebileceği ana kadar öneren, önerisi ile bağlıdır şeklinde düzenleme vardır. Yani üç tane süre karşımıza çıkar. Bunlar:

  • Muhataba ulaşması için gereken süre 
  • Muhatabın kendi iradesini oluşturabilmesi için gereken süre 
  • Kabul beyanının geri döneciği süre

Öneri hangi iletişim aracı ile yapıldıysa kabul haberinin de kural olarak ayın veya

Benzeri iletişim aracı ile yapılması gerekir. TBK m. 5/2’ye göre öneriyi yapan, durumun şartlarına göre önerisini zamanında ulaşmış sayabilir. Ayrıca yine TBK m. 5/3’e göre kabul, önerene geç ulaşırsa öneren de onunla bağlı olmak istemiyorsa durumu hemen kabul edene bildirmek zorundadır.

    İcabın geri alınmasını inceleyecek olursak üç farklı durum vardır. Bunlar:

  • Öneriyi geri alma açıklamasının muhataba icabın ulaşmasından önce açıklanması
  • Öneri ile geri alma açıklamasının muhataba icap ile ayın anda ulaşması
  • Muhataba, geri alma açıklamasının öneriden sonra ulaşması

İnternet sitesi alışverişleri, TBK m. 8/2’de kıyasen düzenlenmiştir. İnternet sitesinde

malı gösterme, özelliklerini açıklama ve fiyatını da gösterme varsa aksi açıkça anlaşılmadıkça öneri sayılır. Stoklarla sınırlıdır gibi ibarelerinin eklenme sebebi teklifin o sınırlar içinde yapılacağının bildirmesi ve bağlayıcı olmadığını gösterme amaçlıdır. Biz kabul beyanında bulunmadan önce firma, icabı geri alabilir. 

    Kabul beyanı, icaba uygun olmalıdır. Yüzde bir farklılık olsa dahi icaba göre uyum sağlamayacağı için kabul beyanı sayılmaz. Bu durumda yeni bir icap olarak değerlendirilir. 

    Kabul beyanı yazılı, sözlü veya vekil aracılığıyla yapılabilir. Kural olarak da şekle tabii değildir. Meğerki kanuni veya iradi bir şekil şartı aranmasın. Kabul beyanı hiçbir tereddüde mahal kalmayacak açıklıkta önerene iletilmelidir. Özellikle genel işlem koşulları ile ısmarlanmama durumlarında kanun açık (sarih) bir kabul beyanını aramaktadır. Kabul beyanı her zaman evet kabul ediyorum şeklinde de olmaz. Tavır ve davranışlarla da açıklanabilir. Susmanın kabul beyanı sayılmamasının istisnası, avukatlık mesleğinde avukata danışılmadan vekalet çıkartılması ve avukatın da buna itiraz etmemesi durumunda kendini gösterir. Kabul haberi, bağlayıcılık süresinde önerene ulaşmalıdır. Kabul haberi açısından da gönderildiği an, muhataba ulaştığı an ve muhatabın öğrendiği an olarak üç ayrı zaman vardır. Kabul beyanı, kabul edenin egemenlik alanından eğer icap hala bağlayıcı iken çıkmışsa zamanında gönderilmiş sayılır. Sanal ortamda gönder tuşuna basmak veya postacıya vermek bu duruma örnektir.

    Sözleşmeler için aranan şartlara bakacak olursak:

  1. Tüm sözleşmeler için aranan şartlar TBK m. 27’de düzenlenmiştir. Bunlar:
    1. Kanunun Emredici Hükümlerine Aykırı Olmama
    2. Ahlaka Aykırı Olmama
    3. Kamu Düzenine Aykırı Olmama
    4. Kişilik Haklarına Aykırı Olmama
    5. İmkansız Olmama
    6. Muvazaa Bulunmaması
    7. İrade Beyanlarının Sağlıklı Olması
    8. Tarafların Ehliyetli Olması
  1. Bazı sözleşmeler için aranan şartlar:
    1. Aşırı Yararlanma (Gabin) Bulunmaması
    2. Şekil Şartlarına Uyulmuş Olması
    3. Genel İşlem Koşullarına/Haksız Şartlara İlişkin Getirilen Sınırlamalara Uyulmuş Olması

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: