Anayasa Yargısı, İÜHF 2. Sınıf

Norm Denetimi (Devam)

Soyut Norm Denetimi | Somut Norm Denetimi

  • 152. Maddede somut norm denetimi açısından bazı hükümler var. Bir kere bir davaya bakmakta olan mahkeme ifadesi var. Anayasa burada ne kast ediyor olabilir?

Anayasa mahkemesi önüne gelen bazı davalarda başvuranları mahkeme kabul etmeyip davalara bakmamış. Bir kararda Sayıştay’ın mahkeme olup olmadığı tartışılmış. Bu kararda anayasa mahkemesi Sayıştay’ın bir mahkeme olduğuna karar veriyor. Bu sonuca varırken bazı krıterleri göz önüne alıyor. Sayıştay’ın yargısal fonksiyon ifa edip etmediğine bakıyor. Sayıştay’ın verdiği karaların niteliğinden bahsediyor. Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararının esas alınacağının öngörülmüş olması Sayıştay’ın bir yargı mercii olarak kabulünü gerektirir demiştir. Sayıştay’ın verdiği kararların nihai nitelikte olması mahkeme olarak kabul edilmesi gerektiğinden bahsediyor.

Örneğin 82 anayasasının başlarında Anayasa mahkemesi Sayıştay’ı ve Yüksek Seçim Kurulu’nu mahkeme olarak kabul etmiyordu. Bu konudaki içtihatları sonradan değişmiştir. Fakat YSK’nın somut norm denetimi taleplerini karara bağlamaya başladı diyemiyoruz. Bu yönde karar vereceğine dair bir sinyal vardır. Çünkü anayasa mahkemesi ilçe seçim kurulunu bir bireysel başvuru kararında mahkeme kabul etmiştir.

  • Diyelim ki anayasa mahkemesinin önüne anayasaya aykırılıktan bir norm gitti. Daha sonra davayı açan tarafından geri çekildi. Anayasa mahkemesi önüne gelen norm denetimini yapar mı ?

Evet yapar. Çünkü önüne gelen kanun hala yürürlüktedir. Anayasaya aykırı da bulabilir anayasaya uygun da bulabilir.

  • Diyelim ki anayasa mahkemesinin önüne yine bir norm gitti. Fakat TBMM o normu yürürlükten kaldırdı. Anayasa mahkemesi norm denetimi yapar mı?

Hayır yapmaz. Yürürlükten kalkan kanun için norm denetimine mantıken gerek yok. Fakat ceza hukukunda lehe kanun uygulandığı için bu gibi istisnai durumlarda anayasa mahkemesi incelemeye devam eder.

  • 152. Maddenin 4. Fıkrasında anayasa mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının resmi gazetede yayımlanmasından sonra 10 yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunamaz.
  • Bu 10 senelik başvuru yasağı soyut norm denetimi için mi somut norm denetimi için mi geçerli?

Anayasa mahkemesine göre hem soyut hem de somut norm denetimi için geçerli. Mesela 2010 tarihli kararda somut norm denetimi başvurusu var. Anayasa mahkemesi 10 sene geçmediği için başvuruyu reddetmiştir. İlk başta soyut norm denetimi kararı veriyor. 1 Sene sonra önüne somut norm denetimi olarak geldiğinde reddediyor. Ve hiçbir gerekçe sunmuyor.

2017 yılındaki kararda gerekçeli bir karar verdi. Anayasanın 152. Maddesinin son fıkrasında geçen ‘Anayasa mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının ibaresinden kuralın anayasanın bütünlüğü içerisinde düzenlenmiş olduğu yerden hareketle anayasa mahkemesinin itiraz başvurularında işin esasına girerek verdiği ret kararı anlamının çıkarılması mümkün değildir.’ Diyerek hem somut norm denetimi için hem de soyut norm denetimi için 10 yıllık sürenin geçerli olduğunu kararlaştırmıştır. Fakat bu oy birliği ile alınan bir karar değildir. Hayır oyu verenler ‘Buradaki 10 yıllık süre somut norm denetimi yapıldıktan sonra bir daha somut norm denetimine başvurulması halinde geçerlidir.’ Dolayısıyla soyut norm denetiminden sonra 10 yıl geçmese dahi somut norm denetimine başvurulabilir diyerek 6 üye aksi yönde karar vermiştir.

  • Bu kararın avantajları neler olabilir?
  • Anayasa mahkemesinin önüne gelen başvuru sayısı azalır, iş yükü azalır.
  • Yargılamaların daha kısa süre sürmesi imkanı ortaya çıkar.
  • Hukuki istikrar açısından yararı vardır.
  • Bu kararın dezavantajları nelerdir?

Anayasa mahkemesinin önüne gelen soyut norm denetimi daha sonra somut norm denetimi olarak geldiği zaman direkt reddedilmiş olacak. Bu mantıken pek doğru değil.

Soyut norm denetimi yapıldığı esnada henüz somut bir olay anayasa mahkemesinin karşısına gelmediği için somut bir olay esnasında ortaya çıkabilecek bir uyuşmazlık öngörülemeyebilir. Dolayısıyla soyut norm denetimiyle getirilen 10 yıllık yasak ile tekrar somut norm denetimine de gidilemeyecektir bu yüzden de anayasaya aykırılık oluşması durumunda çelişki çıkacaktır.

  • 10 yıllık süre düşürülürse hukuk devletine daha uygun olur.
  • Anayasa mahkemesine yürürlüğü durdurma yetkisi anayasa tarafından tanınmış mıdır?

Tanınmamıştır. İdari davalarda anayasa mahkemesi yürürlüğü durdurabilir.

  • Anayasa mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen kanunda itiraz yolu başlığı altında 10 senelik durumdan bahsediyor. Fakat anayasa mahkemesi bütün durumlar için 10 senelik kuralı uyguluyor. Bu da anayasa mahkemesinin mantıken uygun davranmadığını gösteriyor.

İühf Anayasa Yargısı Seçmeli Dersi

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: