Ceza Genel, İÜHF 2. Sınıf

Şeriklik Ve Bağlılık Kuralı

şeriklik

ŞERİKLİK

Şeriklik Ve Bağlılık Kuralı

Suça iştirak konusunda fail olarak nitelendiremediğimiz ancak suçun gerçekleşmesi bakımından bir hareketle katkıda bulunmuş kişilere şerik denir. Azmettirme ve yardım etme hareketleri Şeriklik bakımından Türk Ceza Kanunu’nda ele alınır.

Şeriklik kapsamında fiil üzerinde hakimiyet kurmayan kimseler cezalandırılmaktadır. Bu da cezalandırılabilirliğin sınırını genişletmektedir. Şeriklerin cezalandırılabilmesi için yani failin gerçekleştirdiği hareket için şerikleri de sorumlu tutabilmek için bir bağlantı olması gerekmektedir. Bu bağlantı bağlılık kuralı ile sağlanır.

Bağlılık kuralı TCK m.40’ta düzenlenir.

Madde 40- (1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.

(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.

(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.

Bağlılık kuralı çerçevesinde azmettiren ve yardım eden kişiler cezalandırılabilir. Bağlılık kuralı, suçun işlenmesine katkı sağlayan fakat bu katkısı faillik niteliğinde olmayan kişilerin fail tarafından gerçekleştirilen fiile bağlı olarak sorumlu tutulmalarını sağlar. Bağlılık kuralının dört görünüm şekli vardır:

  • Asgari bağlılık kuralı: Bu kurala göre sadece fail tarafından tipik fiilin gerçekleştirilmiş olması azmettiren ve yardım edenlerin sorumlu tutulması için yeterlidir demektedir. Kasıt, hukuka aykırılık vb. aranmamaktadır.
  • Sınırlı bağlılık görüşü: Failin fiili hem kasten gerçekleştirilmiş hem de hukuka aykırı bir fiil teşkil ediyorsa azmettiren ve yardım eden sorumlu tutulabilir.
  • Aşırı bağlılık görüşü: Failin fiili kasten, hukuka aykırı ve aynı zamanda kusurlu hareketinin de sonucu olmalıdır. Kusurluluğu kaldıran bir sebep olmamalıdır. Kusuru kaldıran bir sebep olduğu takdirde yardım eden ve azmettiren sorumlu tutulamayacaktır.
  • Katı bağlılık kuralı: Failin fiili hem kasten işlenmiş hem hukuka aykırı hem kusurlu olmalı hem de failin şahsi cezasızlık sebeplerinden yararlanamıyor olması gerekir.

TCK m.40’ta yer alan düzenlemeye göre suça iştirakte sınırlı bağlılık kuralı esas alınır. Nitelik olarak şerik kişinin sorumluluğu için fiilin hukuka aykırı ve kasten işlenmiş olması yeterlidir (madde 40\1). Nicelik olaraksa işleniş aşamasında hangi aşamaya kadar gelmiş olmasını arar. Suça şerik olarak katılan kişilerin sorumlu tutulabilmeleri için bu fiilin en azından teşebbüs aşamasına kadar varmış olması gerekir (madde 40\3). Hazırlık hareketleri sayılmayacağı gibi aynı zamanda suçun tamamlanması da aranmaz.

Bahsi geçen kasıt doğrudan kast ya da olası kast olarak karşımıza çıkabilir ancak azmettirme ve yardım etme sorumluluğu taksirli fiillerde karşımıza çıkamaz. Bağlılık kuralının bir sonucudur.

Fail tarafından gerçekleştirilen fiil hukuka uygun bir sebebe dayanıyorsa şeriklerin sorumluluğu doğmayacaktır.

Şeriklerden her biri diğerinden bağımsız olarak kendi kusuruna göre cezalandırılır. Yalnızca şahsi cezasızlık sebebine sahip şerik bakımından bu sebepler sonuç doğurur.

            Failin gerçekleştirdiği fiilde bir nitelikli unsur bulunduğunda bunun şeriklere sirayet edip etmeyeceği TCK’da ayrıca bir hükümle düzenlenmediği için cevap yine bağlılık kuralında aranır.

Nitelikli unsurlar failin şahsından kaynaklanan nitelikli unsurlar ve fiilden kaynaklanan unsurlar olarak ayrılır. Eğer nitelikli unsur fiilden kaynaklanıyor ise şerikler bu nitelikli unsurdan sorumlu tutulurlar. Eğer nitelikli unsur failin şahsından kaynaklanıyorsa şerikler bu unsurlardan sorumlu tutulmamaktadırlar. Örneğin; A annesini öldürürse azmettiren kişi bu nitelikli unsurdan sorumlu tutulmayacaktır ancak A bir kişiyi silahla yaralarsa (yaralama temel suç tipi silahla yaralama nitelikli unsur olarak karşımıza çıkar) azmettiren kişi de sorumlu tutulur. Genel kural bu olmakla birlikte değişik ihtimaller söz konusudur:

  • Şeriğin mağdurla arasında şahsa bağlı bir nitelikli unsur varsa ve fail bu nitelikli unsura sahip değilse fail temel suç tipinden sorumlu olacağı için şerik de temel suç tipinden sorumlu olur. Örneğin A babasını öldürmesi için F’yi azmettirdiğinde hem A hem de F kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.
  • Faille mağdur arasında şahsa bağlı bir nitelik unsur bulunduğu durumda şerik bu unsura sahip değilse ancak failin bu unsura sahip olduğunu biliyorsa hem fail hem şerik suç tipinin nitelikli unsurundan sorumlu tutulurlar.
  • Müşterek fail olarak bulunulduğunda ise nitelikli unsurlar bakımından hiç bağlılık kuralına gidilmeyeceği için nitelikli unsura sahip fail dışındakiler temel suç tipi kapsamında sorumlu tutulurlar.

Özgü suçlarda İştirak:

Özgü suçlarda bir suçun ancak belirli niteliklere haiz kişiler tarafından gerçekleştirilmesi mümkündür. Özgü suçun işlenmesinde bir kişi bu belirli niteliğe sahip olmadığı halde bir katkı sağladığı takdirde bu kişiler fail olarak sorumlu tutulamamaktadır. Ancak bu kişiler kendilerinin yardım eden olarak sayılmasını sağlayacak fonksiyonda hareketler icra ederler dolayısıyla da şerik olarak sorumlu tutmak mümkün olacaktır.

  • Gerçek özgü suçlarda o suçlara katılan kişiler bu niteliklere sahip değillerse ve fonksiyonel bir katkı sağlamışlarsa fail olarak sayılamazlar ancak şerik olarak sorumlu tutulabilirler.
  • Görünüşte özgü suçlarda ise o suçlara katılıp niteliklere sahip olmayan kişiler müşterek fail olarak sorumlu tutulamazlar anca şerik olarak sorumlu tutulabilirler. Aynı zamanda da suçun temel şekli bakımından ise fail olarak sorumlu tutulacaktır.

İÜHF CEZA GENEL

TCK MEVZUAT

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: