Borçlar Genel, İÜHF 2. Sınıf

Sebepsiz Zenginleşme

SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME

Sebepsiz zenginleşme, Türk Borçlar Kanunun üçüncü kısmında düzenlenen ayrı bir borç türüdür. Bazı durumlarda ne haksız fiile ilişkin hükümler ne de sözleşme ilişkisine dayanan hükümler adaleti sağlamaya yetmez. Hiçbir borç kalıbına girmeyen mal kaymalarını engellemek adına sebepsiz zenginleşme kavramı düzenlenmiştir.

Taraflar arasında gerçekleşmiş, geçerli bir sebebi bulunmayan durumlarda denkleştirici işlev görür. Bir nevi Roma hukukundaki eski hale iadenin yansımasıdır.

Sebepsiz zenginleşmeden doğan alacak hakkı nispi niteliktedir. Yani, (A)’nın malı sebepsiz olarak (B)’ye geçse ve aynı mal (B)’den de (C)’ye geçmiş olsa, (A) ilgili malı (C)’den talep edemez. Sebepsiz zenginleşme ilişkisi (A) ve (B) arasında ayrı (B) ve (C) arasında ayrı olarak doğar.

Sebepsiz zenginleşmeden bir alacak hakkının kazanılması için fiil ehliyeti şart değildir.

Şartları:

Zenginleşme olmalı: Zenginleşme malvarlığındaki artıştır. Aktifin artması veya pasifin azalması şeklinde olabilir. Zenginleşme sonrası ve öncesi malvarlığı miktarı karşılaştırılarak zenginleşme miktarı tespit edilebilir. (TMK md.775 işleme, md.776 karışma, md.722 haksız inşaat kanunda düzenlenen zenginleşme türleridir.) Bir kişinin borcunun başkası tarafından ödenmesi halinde malvarlığındaki pasifin azalması yoluyla sebepsiz zenginleşme meydana gelir.

Zenginleşme hukuki temelden yoksun olmalı: İfa sonucu gerçekleşen zenginleşmeler (geçersiz sözleşmeye dayanan ifa veya  gerçekleşmemiş ya da sona ermiş borcun ifası şeklinde olabilir), ifa söz konusu olmadan ortaya çıkan zenginleşmeler (müdahale, dış etki, bir hizmetten karışlıklı yararlanma, ifa düşüncesi olmaksızın kazandırma).

Fakirleşme olmalı: Fakirleşme olmadan sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanamaz. Bileti olmayan yolcunun otobüsteki boş bir koltuğa binmesi örneğinde, yolcu otobüse binmeseydi de otobüs o koltuktan gelir elde edemeyeceği için bir fakirleşmenin olmadığı söylenir. O halde sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak bilet miktarı yolcudan alınamaz. Başka hükümlere dayanılması mümkündür. Benzer şekilde sebepsiz zenginleşme ile iktisap edilen malın daha yüksek bedelle satılması halinde, fakirleşen, sadece fakirleştiği miktarı talep edebilecektir (vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanılarak fazla miktar alınabilir).

Zenginleşme ile fakirleşme arasında nedensellik bağı olmalı: Buradaki durum haksız fiildeki uygun nedensellik bağı teorisinden farklıdır. Çok olağanüstü durumlarda dahi sebep sonuç ilişkisinin varlığı halinde nedensellik bağının varlığı kabul edilir.

Dolaysızlık şartı: Zenginleşen ve fakirleşen arasındaki ilişki dışında talepte bulunulamaz. Zenginleşen, malını elden çıkardıysa fakirleşen üçüncü kişiden sebepsiz zenginleşmeye dayanarak talep edemez.

Taşınır mülkiyetinin geçmesinde, tasarruf işleminin temelinin sakat olmasının tasarruf işlemini geçersiz kılıp kılmayacağı tartışmalıdır. Taşınır mülkiyetinde tasarruf işleminin sebepten soyut olduğu görüşü kabul edilirse, borçlandırıcı işlem geçersiz olsa bile tasarruf işlemi geçerli olacağından mülkiyet geçer. Bu halde verilen mal ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak geri alınabilir. Sebebe bağlılık görüşü kabul edilecek olursa, borçlandırıcı işlemin tasarruf işlemini de sakatlayacağı, dolayısıyla mülkiyetin hiç geçmeyeceği sonucuna ulaşılır. Mülkiyet geçmeden zenginleşmenin varlığından bahsedemeyeceğimiz için sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanamaz, kişi, malı taşınır davası ile geri alır. Eski doktrinde daha çok sebebe bağlılık görüşü kabul ediliyor olsa da günümüzde bu durum değişmektedir.  

Aynı tartışmalar alacağın devrinde de geçerlidir.

SEBEPSİZ ZEGİNLEŞME TÜRLERİ

İfa Sonucu Sebepsiz Zenginleşme

Geçerli olmayan, gerçekleşmemiş veya sona ermiş borç ilişkilerinin edimlerinin ifası halinde sebepsiz zenginleşme olur. Borç ilişkisi geçersiz olmalı, ancak tasarruf ilişkisi geçerli olmalıdır. Bir başka deyişle tasarruf işlemi sebepten soyut olmalıdır. Tasarruf işleminin geçerli olmadığı durumlarda aslında zenginleşme hiç gerçekleşmediğinden sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez. Örneğin taşınmaz mülkiyetinin devri sebebe bağlı bir işlem olduğu için borçlandırıcı işlem geçersiz ise tasarruf işlemi de geçersizdir, yolsuz tescil hükümleri uygulanır.

Tasarruf işlemi geçersiz ise malı elinde bulunduran kişi sebepsiz zenginleşen değil haksız zilyettir.  

1. Var Olmayan veya Geçersiz Sebebe Dayanan Zenginleşmeler

a. Sebep Üzerinde Anlaşma Olmaması: Edimi ifa eden başka bir amaç güderken, diğer tarafın aynı amacı gütmemesi halinde sebepsiz zenginleşme meydana gelir. Borçlanılmamış edimin ifasında olduğu gibi kendini borçlu zannetme şartı burada aranmaz. Zira taraflar zaten aralarında anlaşamamışlardır, hata olduğu işin niteliği gereği açıktır.  

b. Borçlanılmamış Edimin İfası: Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. (TBK md.78/f.1) Ancak zamanaşımına uğranan borcun ifası veya ahlaki bir borç yerine getirilmiş ise bunlar geri istenemez. “Borçlanılmayan edim” ifadesinden kast edilen, borç ilişkisinin ya hiç var olmaması ya da geçersiz olmasıdır. Geçersizlik veya yokluk durumu kazandırmanın gerçekleştiği anda olmalıdır. Kazandırma anında geçerli bir borç doğmuşsa zenginleşme sebepsiz değildir.

Borçlanmadığı edimi ifa eden kişi, edimi yanılarak ifa ettiğini ispat etmelidir.

Borçlanılmamış edimi ifa eden kişi, yanılmasında kusurlu ise, karşı tarafın bu durumdan doğan zararlarını gidermekle -TBK md.35 kıyasen- yükümlüdür.

Vadesi gelmemiş bir borcun erken ifa edilmesi bu başlığa örnek olabilir.

2. Gerçekleşmeyen Sebebe Dayanan Zenginleşmeler

Bir kimse, hukuki dayanak olmaksızın -ileride karşı tarafın da edimini ifa edeceği beklentisi ile- bir edimi ifa ederse, sebepsiz zenginleşme gerçekleşir.  

3. Ortadan Kalkan Sebebe Dayanan Zenginleşme

İfa anında geçerli bir sebebin olması, ancak bu sebebin geriye dönük olarak ortadan kalkması halinde sebepsiz zenginleşme söz konusu olur. Örneğin taraflardan biri sözleşmeden dönerse, ifa edilmiş edimler sebepsiz zenginleşme hükümlerince iade edilir.

İade Talebinin İleri Sürülemediği Durumlar

TBK md.78/f.2: Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez.”

TBK md.81: Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Ancak açılan davada hakim, bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir.”

Eksik borçların ifası da geri istenemez.

İfa Sonucu Olmayan Sebepsiz Zenginleşmeler

Bunlar, müdahaleden, dış etkiden, veya harcamadan doğan zenginleşmelerdir.

Müdahale, zenginleşenin kendi davranışından veya üçüncü bir kişinin davranışından dolayı olabilir. Uygulamada çoğunlukla zenginleşenin kendi davranışından olan zenginleşmeyi görmekteyiz.  Örneğin bir kişinin başkasının arazisinde hayvanlarını otlatan kişi, ifa olmaksızın sebepsiz zenginleşmiştir.

Bankanın hatalı olarak bir hesaptan başka hesaba para aktarması da böyledir.

SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEDE İADE

İyiniyetli sebepsiz zenginleşen, zenginleşme miktarının elinden çıktığı kısmını iade etmekle yükümlü tutulamaz. Zenginleşen sadece elinde kalanı iade etmekle yükümlüdür. Kötü niyetle zenginleşmeyi elinden çıkan veya elden çıkarırken ileride geri vermesi gerektiğini hesaba katması gerekiyorsa zenginleşmenin tamamından sorumlu olur. Zenginleşen, malı elinden çıkarmakla yerine başka bir değer elde ediyorsa, elde ettiği değeri iade etmekle yükümlüdür.

Zenginleşme ortadan kalkmışsa zenginleşenin iade borcu da ortadan kalkar. (Zenginleşilen malın telef olması). Kötü niyetli zenginleşen bundan da sorumludur. Ancak kötü niyetli zenginleşenin zenginleşmesi, üçüncü kişinin kusuru ve mücbir sebep nedeniyle ortadan kalktıysa aynı savunma yapılabilir.

Zenginleşen iyiniyetli ise, yaptığı zorunlu ve yararlı giderleri, geri verme isteminde bulunandan isteyebilir. Burada iyiniyetli olarak zenginleşip, zenginleşmeyi zorunlu olmayan harcamalar için kullanan bir kimsenin de yaptığı harcamaları isteyip isteyemeyeceği tartışmalıdır. Ancak kötü niyetli zenginleşen ancak iade anındaki mevcut değer artışının ödenmesini isteyebilir.

Zenginleşen, iyiniyetli ya da kötü niyetli olduğu fark etmeksizin, zenginleşme konusu malın üzerine yaptığı eklemeleri sökebilir. Ancak sökme malın kendisine zarar vermemelidir.

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: