IUS ( HAK )  

ACTİO ( DAVA )  

Roma hukukunda haklar ikiye ayrılır:  

  1. Mutlak Haklar: Herkese karşı ileri sürülebilir.Roma`da maddi mallar ya da şahıslar üzerinde etkili oluyordu.Eşya üzerindeki mutlak haklar ayni haktır.
  2. Nisbi Haklar: Sadece belli bir kişiye karşı ileri sürülebilen borç ilişkisinden doğan haklardır. HAK EHLİYETİ  

Haklara sahip olabilme ve borç altına girebilme hak ehliyeti olarak adlandırılır.Roma hukukunda hak ehliyetine her insanın sahip değildir.Hak ehliyetine sahip olmanın üç koşulu vardır:  

  1. ) Özgür Olmak (Status Libertatis):Özgürlük durumu Roma hukukunda hürler ve köleler olarak ikiye ayrılıyordu.Hürler de kendi içinde hür doğanlar ve azatlılar olarak ikiye ayrılıyordu.Azatlıların bazı hak kısıtlamaları vardı.Mesela magistra seçilme hakları yoktu.

  Köleler borçlu,davalı veya davacı olamıyordu.Kölelerin hakları onların değil sahiplerinin oluyordu.Ama borçlardan efendi sorumlu değildi.Bu durum praetorlar tarafından kölenin yaptığı işlemden efendinin aleyhine peculium miktarı ile sınırlı olarak alacaklılara dava hakkı tanımıştır.   Köleye dava açılması için kölenin azat edilmesi gerekiyordu.Noxal adı verilen sorumluluk ile bu durum önlenmiştir.Efendiler sorumluluğu olan actio noxalis oluşturulmuştur.Ya parasını öderdi ya da köleyi teslim ederdi.

  • ) Yurttaşlık Durumu(Status Libertatis):Vatandaşlık durumuna göre Roma vatandaşları ve yabancılar olarak ikiye ayrılıyordu.Roma vatandaşı olmanın üç yolu vardır :  
  • ) Roma vatandaşı olan anne ve babanın çocukları da Roma vatandaşı oluyordu ama ıus civiliye uygun evlilik yapmaları gerekti.
  • ) Azat edilen köleler de yurttaş sayılıyordu.
  • ) Yurttaşlık tanıma yoluyla kazanılabiliyordu.

Yabancılar:Romada iki tip yabancı vardı:

  1. Roma devleti sınırları dışında yaşayan kimseler
  2. Roma devleti sınırları içinde yaşamakla birlikte Roma yurttaşlığına kabul edilmemiş kimseler.

Latinler :Romalılara ticarete dayalı hukuki işlem yapmak ve evlenmek gibi haklar tanıyordu.

  • Aile Durumu (Status Familiae):Aile kan bağından ziyade hukuki birlik istemektedir.Özgür Roma vatandaşı ikiye ayrılır:  
  • Sui Iuris (kendi hukukuna tabi olanlar):Hiç kimsenin hakimiyetinde olmayan erkek ve kadınlardır.
  • Alieni Iuris (başkasının hukukuna tabi olanlar):Baba hakimiyeti altındaki kişilerdir.

HAK EHLİYETİNİ KISITLAYAN DİĞER NEDENLER :

  1. Azatlık Durumu:Köleler azat edildikten sonra hak ehliyetini kazanıyordu.Fakat kamu hukuku alanında bazı haklardan eksik kalıyordu.
  2. Şerefsizlik Durumu:Topluma göre onur kırıcı ve küçümseyen davranışlarda bulunanları ya da dürüst ve namuslu insan olmadıklarından dolayı dava açılarak şerefsiz sayılıyordu.Kamu ve özel hukuk bakımından birçok haktan yoksundu.
  3. Din : Hristiyanlık imparatorluğun dini kabul edildikten sonra başka mezhep ve dindekilere sert davranıp haklarını kısıtladılar.
  4. Sınıflar:Bazı sınıf ya da mesleklerde olmak hak ehliyetini kısıtlıyordu.
  5. Cinsiyet:Kamu hukuku bakımından kadınlar söz sahibi değildi. Özel hukuk bakımından çok sınırlı hakları vardı.

ŞAHSİYETİN BAŞLAMASI VE SONA ERMESİ

Kişilik doğumla başlar ve ölümle sona erer. Roma hukukunda ölüm dışında, hak ehliyeti sağlayan şartların eksik olması veya kaybedilmesiyle hak ehliyeti kaybedilmiş veya sınırlandırılmış oluyordu. (capitis deminutio).Bununla birlikte gaiplik Roma hukukunda yoktu.

TÜZEL KİŞİLER

Roma hukukunda tüzel kişilik sonradan gelmiştir. Romada kişilik tanınan topluluklardan en eskisi ve en önemlisi Roma Devleti ( Populus Romanus) `tur. İmparatorluk Döneminde senatus

Popukusque Romanus olmuştur.

Romada esnaf,zanaatkarlar ve tüccarların kurduğu cemiyetler olan collegiumlar dini dernekler olan sodalitaslar tüzel kişilerdi.

Romada mal topluluğu anlamına gelen vakıflar klasik hukuk dönemimde yoktur.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir