Süleyman Demirel Ü. Hukuk Fakültesi

Örf ve âdet hukukunun türleri – Kanun hükümlerinin yorumlanması

Örf ve Âdet Hukukunun Türleri

Bir örf ve âdet hukuku;

  • Bütün ülkede uygulanıyorsa yaygın örf ve âdet hukukudur.
  • Ülkenin belirli bir yöresinde uygulanıyorsa yöresel örf ve âdet hukukudur.
  • Herkese uygulanabiliyorsa genel örf ve âdet hukukudur.
  • Belirli bir gruba mahsussa özel örf ve âdet hukukudur.
  • Ticarî işletmelere ve tacirlere uygulanıyorsa ticarî örf ve âdet hukukudur.
  • Ticarî işler dışında kalan işlemlere uygulanıyorsa alelâde örf ve âdet hukukudur.

TMK ve TBK Arasındaki İlişki

TMK 5. madde, gerektiği zaman TBK ve TMK’de bulunan hükümlerin tüm özel hukuk ilişkilerinde uygulanabileceğini anlatır.

TMK ve TBK’de mevcut genel nitelikli bir hükmün herhangi bir özel hukuk ilişkisine uygulanabilmesi, TMK 5. maddede geçen “… uygun düştüğü ölçüde…” ifadesine dayanır ve bu durum kıyasen uygulama olarak nitelendirilebilir.

Hâkim, karşısına bir uyuşmazlık çıktığında nasıl çözüm bulur?

O olay için uygulanabilecek hükmü kanunda arar. Eğer yoksa örf ve âdet hukukunda o hükme uygulanabilecek bir kuralın varlığına bakar. Bu iki araştırmadan da bir sonuç çıkmazsa hâkim, kendisini kanun koyucunun yerine koyarak o olay için nasıl bir kural belirleyecekse ona göre karar verir. Bunun hukuki dayanağı TMK 1. maddedir.

Kanunların Çatışması

  • Eğer yürürlükteki iki kanundan eski tarihli olan genel hükümlü, yeni tarihli olan özel hükümlü ise öncelik yeni tarihli kanunundur ancak yeni tarihli kanunun açıkça düzenlenmediği yerde eski tarihli kanuna başvurulur.
  • Eğer yürürlükteki iki kanundan eski tarihli olan özel hükümlü, yeni tarihli olan genel hükümlü ise kanun koyucunun iradesine bakılarak hangisinin uygulanacağı tespit edilir.

Kanun Hükümlerinin Yorumlanması

Yorum: Kanun hükmünün anlamının saptanması için yapılan işleme yorum denir.

Eğer yorum;

  • Yasama organı tarafından yapılıyorsa buna yasama yorumu (teşrii tefsir) denir.

DİKKAT!!! 1924 Anayasasında yasama yorumu yapma yetkisi, TBMM’nin görevlerinden biri olarak sayılsa da 1961 ve 1982 Anayasalarında böyle bir şey yoktur.

  • Mahkemeler tarafından yapılıyorsa buna yargısal yorum (kazaî tefsir) denir.
  • Doktrinde yapılıyorsa buna bilimsel yorum (ilmî tefsir) denir.

-Yorum Türleri

Yorum, kendisinden çıkarılan anlama göre üç türlüdür:

  • Hükmün uygulama alanı, sözüne göre genişse buna genişletici yorum denir. Örneğin TMK 1/1’de geçen “kanun” terimi, bütün yazılı hukuk kurallarını kapsayacak şekilde yorumlandığı için genişletici yorum yapılmış olunur.
  • Hükmün uygulama alanı, sözüne göre darsa buna daraltıcı yorum denir. Örneğin kişinin ehliyetini sınırlandıran hükümler, daraltıcı yorum ile yorumlanır.
  • Hükmün uygulama alanı ile sözü aynı genişlikte ise buna hükmün aynen uygulanması denir.

-Yorum Metotları

Altı çeşit yorum metodu vardır. Kanun hükmünü yorumlarken;

  • Dilbilgisi kurallarını ve kelimelerin sözlük anlamını esas alan yorum, lafzî (deyimsel, gramatikal) yorumdur.
  • Kanun hükmünün amacını esas alan yorum, gaî (amaçsal) yorumdur.
  • Kanun koyucunun bu hükmü belirlerken ortaya koyduğu iradeyi esas alan yorum, sübjektif tarihi yorumdur.
  • Kanun hükmünün doğuş zamanındaki anlamını esas alan yorum, objektif tarihi yorumdur.
  • Kanunun uygulanacağı şartları esas alan yorum, zamana göre objektif yorumdur.
  • Adil çözüm prensibiyle hareket eden yorum, serbest yorumdur.

Kanun Hükümlerinin Niteliklerine Göre Uygulanması

Kanun hükümleri, niteliklerine göre iki grupta incelenir:

  1. Genellik-Özellik: Bu ayrım, kanun hükümlerinin uygulanma sırasına göredir. Bir hukuki ilişki çözümlenirken önce o olayla ilgili özel hükümler uygulanır. Eğer olayla alakalı özel hüküm yoksa genel hükümlere başvurulur.
  2. Özel Hükümler: Belirli hukukî ilişkileri düzenleyen ve bunlar dışındaki olaylara uygulanamayan kurallardır. Örneğin evlenmenin şekline ya da ölüme bağlı tasarruflara ilişkin kurallar, özel hükümlerdendir.
  3. Genel Hükümler: Kanunun bütününe yahut aynı nitelikteki ilişkilerin büyük bir kısmına uygulanabilen kurallardır.

Genel hükümler kendi içerisinde iki gruba ayrılır:

  • İçinde bulunduğu kanunun düzenlediği ilişkilerle beraber başka kanunlarda düzenlenen ilişkilere de uygulanabilen genel hükümlere geniş çerçeveli genel hükümler denir. TBK’nin 1-206. maddeleri buna örnektir.
  • Kanunda düzenlenen tüm ilişkilere değil de bir grup ilişkiye uygulanabilen genel hükümlere sınırlı çerçeveli genel hükümler denir. TMK’nin 47-55.maddeleri buna örnektir.

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: