Genel Kamu H.

Mutlak demokrasi: J. J. Rousseau

Rousseau’da bir toplum sözleşmecisidir. Düşünüre göre insanlar doğal dönem içerisindeyken tanrının nimetlerinden yararlanıyorlardı. Çünkü tanrının yarattığı nimetler tıpkı Locke gibi Rouuseau’ya göre de insanlığa yeter de artar. Fakat insanlar ne zaman tarım aletlerini icat edip tarlalarını çitle çevirmeye başladı işte o zaman topluma ihtiyaç duydular. Artık kendi kendilerine yetmiyorlardı.

İnsanların tarlalarını belli etmek için çitle çevirmesiyle birlikte “mülkiyet” kavramı doğdu. Mülkiyetin ortaya çıkmasıyla birlikte mutlu olan insanların mutluluğu son buldu.

Rousseau’nun sözleşme teorisi nasıl?

Rouuseau’nun sözleşmesinde halk, haklarından vazgeçiyordu. Fakat verdiği kadarını da geri almaktaydı. Çünkü kurulan sözleşme tek tek özel iradelerden oluşuyordu ve oluşan genel irade özel iradelerden bağımsız tüzel bir niteliğe sahipti. Kimse bir başkasına bağımlı hale gelmeyecek ve özgür yaşamaya devam edecekti. Bu yüzden herkes yönetilen olduğu kadar yöneticidir.

Halkın tek tek iradelerinden oluşan ve bağımsız bir nitelik kazanan genel iradeye insanların uyması gerekir. Çünkü genel irade herkesin yararını gözetirken özel irade bireysel menfaati koruyacaktır. Genel irade çoğunluk olduğu için azınlıkta kalanlar, toplumu faydasını gözetmeyen karar almış sayılır. Genel irade özel irade gibi insanı insana bağlı kılmaz. Bu yüzden genel iradenin özel iradeden üstün olması gereklidir. Aksi halde tiranlık gibi yönetimler oluşur. Tiranlıkta tek bir kişinin menfaati kamu yararından üstündür. (ne yazık ki özel irade genel iradeden üstündür)

Genel irade insanı insanı bağlı kılmaya son vermiştir. Eşyaya bağlılık söz konusu olacaktır. Çıkarılan yasalar genel iradenin ürünü olursa düzen korunur. Çünkü kimse kendine zararı olan şeyi istemez. Bu yüzden Rousseau demokrasi taraftarıdır. Çoğunluğun görüşünün faydalı olacağını düşünür.

Rousseau’ya göre egemenliğin nitelikleri:

Egemenlik devredilemez. Yani genel irade devredilemez. Egemen halktır ve bu egemenlik devrolunursa tiranlık gibi yönetim biçimleri oluşur. Halk artık köle haline gelecektir.

Egemenlik aynı zamanda bölünemezdir. Düşünüre göre egemenliği bölmek onu yok etmektir. Bu yüzden güçler ayrılığını kesinlikle reddeder.

Peki egemenliği temsil etmek söz konusu olabilir mi? Düşünüre göre “hayır”. Milletvekilleri sadece görevlidir ve yapacağı işlemler genel iradenin onayına bağlıdır (halkın onayı).

Genel iradenin aksi karar alanların durumu nedir? Çoğunluğun aksine karar verenler siyasi parti gibi oluşumlar kurabilirler. Fakat bu oluşumlar halkın iradesine aykırı hareket edemez.

Mutlak Demokrasi

Düşünüre göre genel iradenin mutlak nitelikte olması mutlak demokrasi demektir. İnsanlar doğal haklarını egemene devretmezler. Örneğin mülkiyet hakkı, yaşama hakkı..

Rousseau, insanların toplu şekilde yaşamasını yasalara bağlamıştır. Yasaları yapan organın işlemleri halk onayına tabidir. Halk eğer yasayı onaylamazsa o işlem yok hükmündedir. Yasalar tüm halkı bağlayıcı niteliktedir. Bu yüzden kişiye özel yasaların çıkması yasa kavramının ruhu ile bağdaşmaz. İşte düşünür, halkın, yasamanın tüm işlemlerinin onaylamasının gerektiğini “mutlak demokrasi” olarak adlandırır. Yasalar insanlardan üstündür. Çünkü insanların tek tek iradesi özel iradedir ve şahsi menfaati oluşturur. Fakat özel iradeler bahsettiğimiz gibi birleşir ve genel iradeyi oluşturur. Bu yüzden yasaların insandan üstün olması genel irade ürünü olmasından kaynaklanır.

Rousseau ve yasaların uygulanması

Rousseau güçler birliğini benimseyen bir düşünürdür. Bu yüzden yasaların uygulanması konusunda yürütme organını adeta bir “hizmetçi” olarak görmüştür. Yasaların uygulanabilmesi yürütmeye bağlıdır. Eğer yürütme bu işlemi yeterli düzeyde yapamıyorsa halk onu derhal azledebilir. Yürütme ise yasama içerisinden çıkar. Dolayısıyla düşünür, “meclis hükümeti” sistemininin savunucusudur. Bu arada yasamanın bile işlemlerinin halk onayına tabi tutulması söz konusuyken yürütmenin de işlemlerinin halkın onayına tabii olması gerektiğini ayrıca belirtmek gereksiz olacaktır. Yürütmenin görevi özgürlüğü sağlamaktır. Yani yasaların uygulanması. Yasalar uygulandığı takdirde özgürlük sağlanacaktır zaten. Çünkü genel iradenin ürünü ve herkesin menfaatini ihtiva ediyor. Hükümetin kaynağı bu yüzden yasalardır, sözleşme değil.

Rousseau’ya göre en iyi yönetim biçimi?

Yoktur. Rousseau yönetim biçimlerini ayırırken yönetici sayısını baz almıştır. Çünkü ona göre egemen hep halktır. Egemenin halk olmadığı yerde devlet de yoktur.

Düşünür demokrasiyi beğenmez çünkü demokraside halk hem kanun koyucu hem de yürütme olduğu için sürekli toplantı halinde olmalıdır ki bu da mümkün olmayacaktır. Gerçek demokrasi asla olmayacaktır. Yöneticiler arasından sadece “tanrı” böylesine mükemmel bir yönetimi kendi ülkesinde sağlayabilir.

Düşünüre göre seçilimci aristokrasi, aristokratik yönetimler arasında en iyisidir. Çünkü en azından yöneticiler bilgin kimselerdir.

Kendisi aynı zamanda monarşiyi de eleştirir. Çünkü monark eninde sonunda kendi çıkarını düşünecektir.

Rousseau başta söylediğimiz gibi yönetim biçimleri arasında “en iyi” ayrımı yapmanın mümkün olmadığını söyler. Çünkü her yönetim biçimi her toplumun beklentilerine aynı şekilde cevap veremez. Halkın menfaatini gözeten yönetimler ise elbette savunulmalıdır.

Yönetimin bozulmasına karşı tedbirler:

Bir iktidar kendi  yararını halkın yararından üstün tutarsa yönetim bozulmuştur. Yani özel irade genel iradeye ağır basarsa o ülkede kötü şeyler olacaktır ve yok olma yoluna girmiştir.

Düşünürün en önem verdiği şey devlette sürekliliktir. Bu sürekliliğin sağlanması için bozulmuş yönetim 2 şekilde kurtulabilir;

Olağan şekilde kurtulabilir. Bu durum halkın sürekli bir araya gelmesiyle oluşur. Ancak bu usulün gerçekleşmesi pek mümkün değildir.

Olağanüstü şekilde kurtulabilir. İşte bu durum mümkündür. Bu usulde erdemli biri halk tarafından seçilir ve yönetimi geçici olarak devralır. Devleti kurtardığı an görevini tamamlayacaktır ve mutlak demokrasiye geri dönmek zorundadır. Kurtarıcı olarak seçilen kişi yasaları bir kenara koyarak yönetimi kurtaracaktır. Bu yüzden olağanüstü yollar izlenebilir. Çünkü krizi çözmek kolay olmayacaktır.

Genel Kamu Notları -11

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: