MEF Hukuk Fakültesi, MEF İdare Hukuku

KOLLUK YETKİSİNİN SINIRLARI

OLAĞAN DÖNEMLERDE

Anayasa 13.maddesi üzerinden incelenir. Ölçülülük ilkesi üzerine durulur. Kolluk faaliyetinin temel özelliği: temel hak ve özgürlükler konusunda bir sınırlandırma yapabilmesidir. Anayasal bütün güvenceler idareyi bağlayan sınırlardır. Beşeri faaliyetleri genel itibariyle ikiye ayırabiliriz: TCK’da suç olarak görülmüş durumlar (bir davranış teknik anlamda suç ise o bir serbeste alanı değildir) ve Suç Niteliğinde olmayan davranışlar. (Temel hak ve özgürlük kullanımı ile ilintili olan davranışlar ile ilintili olmayan davranışlar) Kolluk olarak müdahale edilen davranışın temel hak ve özgürlük olup olmadığına bakarız. Anayasa madde 13 bu konuda sınırlar getiriyor:

1-Kanunla sınırlanabilir. (İdare’nin Kanuniliği yetkisi ile paraleldir.)

2-Yetkinin kapsamını da öze dokunmadan, anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Bütün bu kıstaslar yasa koyucuya yöneliktir. İdarenin de anayasal sınırlara bağlı olmasıdır. Bir genel sınırlama sebepleri vardı. (2001 öncesi ve 2001 sonrası olarak düzenlemeler var.) Kolluk faaliyeti açısından konunun önemi şu: ilgili düzenleyen maddede kamu düzeni kavramlarının sınırlama sebebi olarak öngörülmesi gerekir. (Seyahat yerleşme özgürlüğü gibi maddeler) Bazı temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasa koyucu ek birtakım güvenceler getirmiştir. (ay m. 28) Ölçülülük ilkesi; elverişlilik, orantılılık, zorunluluk şeklinde ayrılabilir. Yani bir kolluk yetkisi kamu düzenini sağlamak için aldığınız karar elverişli olmalıdır. Orantılı olmalı, en ağır tedbiri uygulamamalısınız. Kolluk işleminin örneğin amaç unsurunu denetleriz bu amaç kamu yararını sağlamalıdır. Kolluk faaliyetinin münhasır amacı da kamu düzeninin sağlanmasıdır. Kamu düzeninin sağlanmasında da kamu yararının sağlanması elbette vardır.

OLAĞANÜSTÜ DÖNEMLERDE

Anayasa 15. Maddesi üzerinde incelenir. 2017 Anayasa Değişikliğinden sonra sıkıyönetim olağanüstü durumu olmaktan çıkardı. Olağanüstü hal rejimi bir anayasal rejimdir. Geçici bir hukuki rejim olduğunu bilmeliyiz. Kişileri kamu güvenliğinden çıkarıldığında ‘sivil ölüm’ olarak adlandırıldı. AY m.15 çekirdek alanda, masumiyet karinesi ihlal edilemez. Diğer önemli husus ise yer ve zaman yönünden olağanüstü hal sınırlı bir yerdir. Konu bakımından da öyle. OHAL ilanında gerekli kılan sebeplerle ile bağlantılı tedbir alınmalıdır. Alınan tedbir zaman ve mekan ile belirlenen yere göre sınırlı olmalıdır.


Merhaba bizi İnstagram’da takip etmeyi unutmayın @hukuk_notum :

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: