İÜHF 1. Sınıf, Medeni H.

Kişi Kavramı ve Kişiliğin Başlangıcı

KİŞİLER HUKUKUNDA KİŞİ KAVRAMI, DOĞUM, ÖLÜM, GAİPLİK

Kişi Kavramı:

Hak ehliyetine sahip varlıklara kişi denir.

Kişi kavramının maddi ve şekli olmak üzere 2 karakteri vardır.

Şekli yönden kişi hukukun koyduğu yapay bir varlıktır. Hak ve borç kavramlarının ortaya çıkmasıyla bunlara kimin sahip olacağı belirlenmek zorunda kalınmıştır.

Kişi kavramının maddi yönü de vardır. Hukuk bir varlığı hakkın süjesi (sahibi) ya da onu hakkın konusu yapabilir.

Kişilerin Türleri:

Gerçek kişiler ve tüzel kişiler olmak üzere ikiye ayrılır. Gerçek kişiler modern hukukta tüm insanlardır. Fakat Roma hukukunda köleler eşya olarak kabul ediliyordu.

Tüzel kişilik kendilerine başlı başına kimlik tanınmış belli bir amaca yönelmiş kişi ya da mal topluluklarına tüzel kişi denir. Tüzel Kişiler modern hayatın getirdiği ihtiyaçlardan dolayı insanların güçlerini birleştirmesiyle ortaya çıkmıştır.

Kişiler Hukukunun Temel İlkeleri:

Eşitlik İlkesi:

Medeni kanunun 8. maddesi ve anayasanın 10. Maddesi her insanın hak sahibi olma yönünden herkese eşit imkan tanındığını belirtir.

Özgürlük İlkesi:

Bu sınırsız bir özgürlük değildir. Özgürlük ilkesinin amacının, kişilere vazgeçemeyecekleri bir özel alan ve serbest karar verme olanağını tanımak olduğu düşünülecek olursa (MK 23) getirilen sınırlamalar daha iyi anlaşılır.

Kişiye Saygı ve Kişiliğin Korunması:

Kanun kişinin saygınlığını korumak için gerekli önlemleri almıştır.

KİŞİLİĞİN BAŞLANGICI

MK 28’e göre kişilik çocuğun tam ve sağ olarak doğmasıyla başlar.

Tam Doğum:

Doğumun tamamlanmış sayılması için anadan tamamen ayrılması ve bağımsız bir varlık kazanması gerekir.

Sağ Doğum:

Çocuğun sağ doğması demek 1 saniye de olsa anadan bağımsız yaşamasıdır. Hukukta sağ doğum için bir kriter vermek doğru olmaz. WHO’ya göre kalp atışı, nefes alma, göbek kordonunun atması ya da sempatik kasların hareketi gibi çocuğun yaşadığını gösteren herhangi bir şey sağ doğum için yeterli olmuştur.

NOT: İnsandan doğan her şey insan kabul edilir. İnsana benzeme şartı aranmaz.

Doğumun İspatı:

Çocuğun sağ ya da ölü doğduğuna ispat, bunu iddia edene aittir.

Ceninin Durumu:

MK 28’e göre cenin ana rahmine düştüğü (gebe kaldığı) andan itibaren hak ehliyetine sahiptir.  Cenin ana rahminde hak sahibi olmaya başlayacak ama kişilik kazanması için tam ve sağ doğum şarttır.

Mirasın paylaşılması sırasında henüz doğmamış bir cenin varsa paylaştırma cenin doğana kadar ertelenir.

Cenin dış müdahale sonucunda sağ doğmazsa kişiliğin korunmasına dair davanın açılması söz konusu değildir. Fakat dış müdahale sonucunda sakat doğarsa kişilik hakkı ihlal edilmiştir ve dava açılabilir.

Henüz Ana Rahmine Düşmemiş Olanların Durumu:

Ana rahmine düşmemiş olanlar için kanunda bir hüküm yoktur. Ancak bazı maddelerde münferit düzenlenmeler vardır. Örneğin:

Madde 513- Miras bırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak, bu yarıyı mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır.

İÜHF MEDENİ HUKUK NOTLARI

TMK MEVZUAT

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: