MEF Hukuk Fakültesi, MEF İdare Hukuku, Uncategorized

KAMU HİZMETİNDEN FAYDALANIRKEN KİŞİLERİN HUKUKSAL DURUMLARI

Hizmetten faydalanmaya aday olma konumu ve hizmetten yararlanma konumu olarak ayrılır. Kamusal yöntemlerle sunulan hizmetlerden faydalanmaya aday olanların hukuksal statüsü: kamusal nesneldir. Özel yöntemlerle sunulan hizmetlerde kamusal nesnel statüsüdür. Bu hizmetleri idare herkese eşit sunmak zorundadır. Hizmetten yararlanan konumunda ise örneğin devlet üniversitesinde okumak, Kamusal yöntemlerle sunulan hizmetlerden yararlanırken kamusal nesnel statüyüz. İdari yargıda çözülür. Özel yöntemlerle sunulan hizmetlerde farklıdır. Sözleşmesel ilişki vardır. İdarenin belirlediği hükümler uygulanır herkese aynıdır. Esas farklılık hukuki uyuşmazlığın çözülmesi noktasında çıkar. Adli yargıda çözülür.

KAMU HİZMETLERİNİN İŞLETİLME USULLERİ

Emanet Usulü, Müşterek Emanet Usulü, İltizam Usulü, İmtiyaz Sözleşmesi Usulü, Yap-İşlet Devret Usulü, Ruhsat Usulü (Lisans İzin Verilmesi), Kamu Özel Ortaklığı Usulü, Kamuya Yararlı Dernek Kurulması Usulü şeklinde sayılabilir.

EMANET USULÜ

İdare bizzat kendi teşkılatı, kendi araç gereciyle hizmeti sunar. Devlet tüzel kişiliğinde bakanlıklar başkent ve taşra teşkılatında kendi hizmetini sunabilir. Hizmet yerinden yönetimde olduğu gibi kamu tüzel kişisi belirli bir şeyi doğrudan kendi sunuyor olabilir. Kamu Kurum Usulünü konu anlatımında bu başlıkla birlikte ele alıyoruz.

İMTİYAZ USULÜ

İdare bir kamu hizmetini özel kişiye sözleşme ilişkisi kurarak gördürmesidir. Yöntemin temeli esasında belirli bir özel kişisinin kurmak ve/veya işletmesidir. Tüm masraflar, kar ve zarar imtiyazcıya aittir(özel kişiye). İmtiyaz ilişkisi 1910 Menafii Umumiyeye Müteallik İmtiyazat Hakkında Kanunda düzenlenmiştir. Bir diğer mevzuat Belediye Kanunudur. Anayasa m.155’te görüldüğü gibi Danıştay’ın görüşü alınır. Belediyeler Kanunun m.15te yer alır. Yazılı olmalıdır. Şartnameli sözleşme olarak iki bölümü vardır. Kimler imtiyazcı olabilir? Anonim şirket olabilir. Tarafları arasındaki ilişkide idare üstündür ve kamu gücü ayrıcalıklarıyla donatılmıştır. Denetim ve yaptırım uygulama yetkisine sahiptir. Sözleşmeyi tek taraflı fesih edebilir. İmtiyazcının kurup işlediği işletme için bir bedel alma hakkı vardır. Sözleşmeci mali dengenin sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Hazinenin mülkiyetindeki taşınır taşınmaz malları kullanabilir. İmtiyazcı lehine kamulaştırma yapılabilir. İmtiyazcının yükümlülükleri: bizzat yürütme yükümlülüğü vardır (taşeron kullanamaz), sözleşme konusu hizmeti kamu hizmeti ilkelerine uygun yürütmesi gerekir. İdarenin denetleyeceği durumlara katlanmak zorundadır. Sözleşme ilişkisinin sözleşme sona erdiğinde borçsuz bir şekilde devlete döner. Sözleşmenin sona ermesi: sözleşme süresinin sona ermesiyle sona erer. İdarenin fesih yetkisini kullanarak sona ermesidir. Mahkeme kararıyla sona erer.Öngörülemeyen haller süreklilik kazandıysa her iki tarafta yetkili mahkemeye başvurabilir. Sözleşme ile ilgili bir uyuşmazlık olursa, üçüncü kişiler iptali için dava açabilir. Tahkim meselesi md.125 değişikliği ile gündeme geldi. Tahkim özel hukuk konularında yer alan uyuşmazlıklar için değinilir. 2001 yılında Milletlerarası Tahkim Kanunu yürürlüğe girmiştir. Tahkim koşulu olmayan sözleşmelerde son sözü Danıştay söylerken, tahkim koşulu varsa son sözü Yargıtay söylemektedir.

YAP-İŞLET-DEVRET USULÜ

Özel kişiye kamu hizmetinin gördürülmesi usulüdür. Otoyollar, köprüler gibi. İlk yasal düzenleme 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı Ve Ticareti İle Görevlendirilmesi Hakkında Kanundur. Sadece elektrik konusunu düzenlemektedir. İkinci düzenleme 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı Ve İşletilmesi İle Görevlendirilmesi Hakkında Kanundur. Üçüncü düzenleme 3996 sayılı Bazı Yatırım Ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanundur. İlk defa bu kanunda yap işlet devret kelimesi geçmiştir. “Amaç Madde 1 – Bu Kanunun amacı kamu kurum ve kuruluşlarınca (kamu iktisadi teşebbüsleri dahil) ifa edilen, ileri teknoloji veya yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin,yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılmasını sağlamaktır.” Kapsamı aynı kanunun ikinci maddesinde sayılmıştır. İmtiyazdaki gibi sözleşme sona erdiğinde borçsuz bir şekilde devlete döner. Buradaki amaç Danıştayın rolünü kaldırmaktır. Yap-İşlet-Devret imtiyaz sözleşmesi gibidir.

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: