İÜHF 2. Sınıf, Türk Hukuk Tarihi

İslamiyet Öncesi Türk Hukuku

kurultay

İslamiyet Öncesi Türk Hukuku

 TÜRK HUKUKUNDA KURULTAY

Bir diğer adıyla aksakallılar meclisi tüm Türk devletlerinde karşımıza çıkar. Kurultay sayesinde devlet işleri görüşülür ve karara bağlanırdı. Danışma organı niteliğindedir ve son karar hakana aittir. Günümüzde Başkurtların meclisinin adı kurultaydır.  Kuranda meşveret önerilmiştir ve islam devletlerinde kurultay divan adını alır. Osmanlı’da da meşveret sistemi uygulanmıştır.

VEZİRLİK

Vezirlik Türklerde önemli bir kurumdur. Kutadgu Bilig ve Göktürk Kitabelerinden anlaşıldığı üzere eski Türk devletlerinde mevcuttur. Göktürklerde Tonyukuk bu unvana sahiptir. Bunların yanında sekiz tane buyruk vardır. Altısı dış işlere üçü iç işlere bakar.

AİLE HUKUKU

Eski toplumlarda diğer hukuk dallarına nazaran gelişimini daha hızlı tamamlamıştır. Türk aile yapısı ataerkildir ancak bu ataerkillik roma devletindeki gibi değildir. Buna pederi aile yapısı da denilir.  Kadın toplumda statüsel olarak çok yükseklerdedir. Göktürk Kitabeleri’nde hatun ve hakandan on bir yerde bahsedilmiştir ve hatunun hakandan önce bahsedildiği yerler de mevcuttur. Bazı mezar taşlarında da kadından sevgi ve özlemle bahsedilir. İbn i Batuta gibi seyyahlar da kadının önemli bir konumda olduğunu belirtmiştir.

EVLİLİK

Dıştan evlenmenin yaygın olduğu bilinir. Bu anlayış islam ile biraz yumuşamış ve akraba evliliği yaygınlaşmıştır. Günümüzde başlık adı verilen durum o zaman kalın olarak anılır. Levirat yani kocası ölen kadının kocasının kardeşi ile evlenmesi geleneği çok yaygındır. Kalın evlilikten önce kızın ailesine verilir. Kalın dörde ayrılır. Birincisi kara maldır kızın babasına verilen malı ifade eder. İkincisi yelüdür nişanlıya ilk görüldüğü anda verilir. Üçüncüsü tüy maldır nişan ve düğün masrafları için verilir. Dördüncüsü süt hakkıdır damat gelinin annesine verir.Kalının aileye verilmesi ile mehirden ayrıldığını ifade edebiliriz. Boşanma durumunda mehir verilmek zorundadır. Kalında ise kızın söz hakkı yoktur tamamıyla ailesiyle ilgilenir. Kalının niteliği hakkında dört farklı görüş vardır. Bunlar babanın evlenme anına kadar yaptığı masrafları karşılamak, velayet hakkının devrine karşılık alınan bedel ,düğün masraflarına iştirak. Kalının satış bedeli olarak düşünüldüğü durumlar da olmuştur bu durum Çin’de de geçerlidir. Nişan bozulması durumunda kalının verilmesi gündeme gelecektir. Kusura dayalıdır. Nişanlının ölmesi durumunda kız kardeş onun yerine geçebilir bu durumda ek kalın verilir buna baldız kalını denilir. Bazı eski Türklere damadın evleneceği kızın ailesine çobanlık yaptığı görülür. Günümüzdeki güvey kelimesinin aslı küle kür şeklindedir ve temeli budur. İktidarsızlık gayrimeşru ilişki şiddetli geçimsizlik durumlarında boşanma mevcuttur. Boşanma durumunda kalın ve çeyizin iadesi kusura göre belirlenir erkek kusurluysa kalın iadesi yoktur.

EVLATLIK

İslam hukukunda evlatlık uygulaması yoktur. Tebenni adı verilen başka kurum mevcuttur. Çocuk evlatlık gibi bakılır ve korunur ancak ailesi ile ilişkisi devam eder. Eski Türklerde ise evlatlık kurumu vardır. Evlat edinen aile çocuğu olan bir aile de olabilir. Evlatlığa önceki çocuklarla aynı muamele edilmelidir. Evlatlık genelde karşılıksız verilir ancak kimi zaman ücret karşılığında verildiği de olmuştur. Verilen ücret o zamana kadar yapılan masrafları karşılar ve süt sevinci olarak adlandırılır. Çocuğun asıl aile tarafından geri alınması söz konusu olabilir. Erkek çocuk evlat edinilmesi esastır. İstisnası Kırgızlarda görülür. Yakutlarda çocukları ölen ailelerden çc-ocuklar uzak tutulurdu bunun sebebi çocukların kötü ruhlardan uzak tutulmasının istenmesiydi. Altaylarda ise çocuğu olmayanların çocuk kaçırması meşrudur. Borca karşılık çocuk rehni de eski Türklerde görülen bir uygulamadır buna tutunç oğul adı verilir.

 TÖRE

13.yy dan sonra yasak kelimesi kullanılır olmuştur. Moğol kökenli bir kelimedir. Osmalıda ise kanun kelimesi kullanılırdı. İl gider töre kalır diye bir söz vardır ve bu söz hukuk devletine atıftır. Bunun nedeni hukukun örf ve adete dayanması, örf ve adetin sıklıkla değişmemesidir. Hukuk 3 şekilde oluşur. İlk olarak örf adet ikinci olarak kurultayın hukuk yapması ( kurultayda töre değişebilir ) sonuncusu hakanın töre koymasıdır. Hakanın bu yetkisi sınırlıdır. Orhun Kitabeleri ve Kutadgu Bilig’de kanun koymaya ilişkin bilgiler yer almaktadır.

 CEZA HUKUKU

Yargılama ve cezalandırma devlet eliyle yürütülür ve yargılama on günden fazla sürmezdi. Suçlar hafif ve ağır olmak üzere ikiye ayrılırdı. Çin kaynaklarından edinilen bilgiye göre birini yaralayan organına zarar veren ya kızını verir ya da para cezası öderdi. Eski Türklerde para cezasına kınlık ya da kanlık denilirdi. Yüzü dağlamak da bir ceza türüdür. Hakan bizzat cezalandırma yetkisine sahiptir ancak bu yetkiyi istisnai olarak kullanmıştır. Hakimlik mesleğini hanedan üyeleri yürütür Tonyukuk da vezirlikten sonra hakimlik yapmıştır. Cengiz yasalarında at kaçırmanın cezası ölümdür bu bize bugün için aşırı gelebilir ancak at o zamanlar için yaşam demektir.

MİRAS HUKUKU

Örf adete göre gelişim göstermiştir. Evde kalan küçük erkek çocuk anne ve kız kardeşlerin bakım yükümlülüklerini yerine getirir ve kız kardeşlerinin çeyizini hazırlar. Eski Türklerde kız ve erkek için mirasta eşitlik vardır buna incü denmektedir. Türkler Müslüman olduktan sonra da bu geleneğin devam ettiğinin örnekleri vardır. Uygurların çok gelişmiş bir medeni hukukları vardır. Vasiyetname evlatlık alım satım akdi yarıcılık gibi bir çok belge mevcuttur. Bugün modern hukukta karşımıza çıkan bir çok sözleşme türüne ilişkin belgeler vardır. Bunlar özel hukukun ne kadar gelişmiş olduğunu bize gösterir.

İÜHF THT DERS NOTLARI

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: