İdare Hukuku, İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi, İÜHF 2. Sınıf

İdarenin Bütünlüğü

İdarenin bütünlüğü, İdarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu ilkesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün de bir sonucu olarak, idarenin yerine getirdiği çeşitli görevlerle bu görevleri yerine getiren kurumlar arasında birlik sağlanması ve idari yapı içinde yer alan kurumların bir bütünlük içerisinde çalışması öngörülmüştür.

İdare dediğimiz mekanizma hem teşkilat hem de faaliyet açısından bir bütünlük oluşturmaktadır. İdare geniş bir mekanizma olduğu için her alanda uzmanlık göstermesi beklenemez. İdarenin yerine getirmesi gereken kamu hizmetleri ise idarenin görev ve yetki paylaşımı yapmalarını öngördüğü kamu tüzel kişileri tarafından yapılmaktadır. Görev yetki ve paylaşımı bulunan bu tüzel kişilerinin kendileri içlerinde hiyerarşik yapıları vardır. Merkezi idare ise yerinden yönetim kuruluşlarının üzerinde idari vesayet yetkisine sahiptir.

İdarenin Bütünlüğü — > Hiyerarşi

Hiyerarşi bir idarede biri dışında diğer tüm personellerin bir üst veya ast ilişkisine tabi olduğu bir düzendir. Aşağıdan yukarıya doğru tüm makam ve görevleri birbirlerine bağlıdır. Hiyerarşi bir idare teşkilatı veya kamu tüzel kişiliğinin kurulmasıyla kendiliğinden oluşur. Hiyerarşi ilişkisinin en üst kademesinde ise Cumhurbaşkanı bulunmaktadır. Hiyerarşi ilişkisi sadece hem yerinden yönetim hem de merkezden yönetimlerde karşımıza çıkabilmektedir.

Ast yapacağı eylemleri kendi belirleyemez emir ve talimatlara uymak zorundadır. Verilen emirin gerekli olup olmadığı konusunda üstü ile tartışmaya giremez. Burada altı çizilmesi gereken husus kamu hizmetlerinin aksamaması gerektiğidir. Ast üstünün emir ve talimatlarına karşı (Kendi özlük hakları hariç) dava açamamaktadır. Ast hiyerarşik üstüne karşı dava açma hususunda kişisel ehliyet yönünden yetersiz konumdadır.

Astın üstün emirlerine ya da talimatlarına aykırı davranışının bir istisnası vardır. Biz bu olguya kanunsuz emir diyoruz. Ast yaptığı değerlendirmeler soncunda verilen emirin hukuka aykırı olduğunu düşünürse bu durumu emir sahibi olan üstüne bildirmek zorundadır. Ayrıca ast bu emirin hukuka aykırı olduğu yönünde bir fikir sahibiyse bu emir yerine getirilmemelidir eğer bu durumu üstüne bildirmeden emiri yerine getirirse ve emir onun düşündüğü ile paralel olarak kanuna aykırı bir durum oluşturuyorsa ast üst ile birlikte sorumlu konumdadır. Eğer üst bu emirin gerçekleşmesi yönünde kararlıysa ve emiri yazı ile tekrar ederse ast bu emiri yerine getirmek zorundadır. Yazılı emir şartı ortaya çıkabilecek sorumluluğun paylaşımında ispat aracı olarak kullanılabilecektir.

Yazı ile tekrar belirtilen emiri uygulayan ast bu hukuka aykırılıktan hukuki olarak sorumlu olmayacaktır burada sorumlu olan emri veren ve bu emri yazılı bir şekilde yineleyen üst olacaktır. Eğer bu emir suç teşkil ediyorsa bu emir yerine getirilmemelidir. Suç teşkil eden emrin yerine getirilmesi durumunda emri yerine getiren hukuki olarak sorumludur üstün sorumlu olabilmesi için bunun ispat edilmesi gerekir bu durumda üst de sorumlu olacaktır.

Hiyerarşi yetkisi kapsamında hiyerarşik üst astın işlemlerini hem hukuka uygunluk hem de yerindelik açısından denetleyebilmektedir. Üst ast yerine geçerek karar alamaz. Üst astın yerine geçerek onun görevini yapmamalıdır gerekirse ona o görevi öğretmelidir. Üst kurumun düzenini bozan astlarına disiplin cezası verebilmektedir. Ancak bu yetki kendiliğinden sahip olunan bir yetki değildir kanuna dayandırılmalıdır.

İdari Vesayet

Mahalli idareler merkezi idareler tarafından denetime tabi tutulur. Bu denetim ve gözetim yetkisine idari vesayet denilmektedir.

İdari faaliyetlerin amacı kamu yararıdır merkezi idare idari vesayet yetkisini ancak kamu yararı için kullanmalıdır. İdari vesayet yetkisinin bir diğer amacı mahalli ihtiyaçların gerektiği gibi karşılanmasıdır. İdari vesayetin kapsamı ve sınırları kanun koyucu tarafından açıkça belirlenir bu yetkinin kullanılması açık kanuni dayanağa tabidir.

Merkezi idare idari vesayet yetkisini kullanırken ayrı bir kamu tüzel kişiliği bulunan mahalli idarelerin idari ve mali özerkliklerinin korunmasına özen göstermelidir. İdari vesayet yetkisi yorumlanırken dar olarak yorumlanmalıdır. İdari vesayet yetkisi kullanılırken mahalli idarelerin idari ve mali özerkliklerinin korunması hususuna dikkat edilmelidir.

İdarenin bütünlüğü ilkesi, hiyerarşi, idari vesayet

İdare Hukuku notlarımız için tıklayın

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: