MEF Hukuk Fakültesi, MEF İdare Hukuku

HİZMET YERİNDEN YÖNETİM KURULUŞLARI

Yerel yönetimlerden farklı olarak tek bir hizmetin yapılması amacıyla kurulmuş olan kuruluşlardır.Yerel yönetimlere göre daha yeni tarihlidirler. Kendi bütçeleri vardır. Türlerine baktığımızda: Milli Kamu Kurumları/ Mahalli Kamu Kurumları şeklinde bir ayrım yapabiliriz. Hizmet yerinden yönetimlerin bir kısmı tüm ülke düzeyinde hizmet sunan kamu kurumlarıdır. Biz bunlara milli kamu kurumları deriz. Vakıflar Genel Müdürlüğü, SGK, TCDD gibi. Mahalli kamu kurumu ise mahalli idarelerin kendi faaliyetleri içerisinde Belediye Kanunu, İl Özel İdaresi kanununda öngörülmüş olan görevleri arasında sayılmış olan birtakım hizmetlerin ,yerel yönetimlerin kendinden ayrı, tüzel kişilikleri ile halka sunulmasıdır. İstanbuldan örnek verirsek; İSKİ gibi. Kamu kurumları verdikleri hizmetlerin türüne göre idari, iktisadi, sosyal, bilimsel teknik kültürel kamu kurumları olarak ayrılır. Kurulmalarına ilişkin rejim anayasa m.123/3’te düzenlenmektedir. “Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur.”

Kamu kurumlarının ortak özellikleri bir tüzel kişidir, kamu tüzel kişisidir,bir kamu idaresine bağlıdırlar (vesayet denetimi), özerktirler, birer uzmanlık kuruluşlarıdır,

MİLLİ KAMU KURUMLARI:

İDARİ KAMU KURUMLARI

Devlet tüzel kişiliğinin öteden beri kendi bünyesinde sunduğu faaliyetleri yapmak için kurulmuş kamu tüzel kişilikleridir. Başkentteki bakanlıkların ana hizmet birimleri gibidir. Orman Genel Müdürlüğü, Vakıflar genel müdürlüğü gibi karşımıza çıkar. Teşkılatlanma biçimleri bakanlıkların ana hizmet birimlerine çok benzer. Karar organlarının oluşturulması, merkezin onamasına tabi tutulması en yoğun vesayet denetimine olan kurumlardır.

İKTİSADİ KAMU KURUMLARI (KİT’LER)

Ticari, sınai bankacılık gibi konularda yer alırlar. Kamu sermayesi ya da kamu sermayesinin katılımıyla kurulurlar. Anayasanın 165. Maddesinde düzenlenmiştirler. 233 sayılı kanun hükmünde kararnamede de düzenlenmesi vardır. Kurulmalarındaki itici güç devletin girişimci herhangi bir teşebbüs gibi zaten özel kesim tarafından yürütülen faaliyet alanına dahil olmasıyla başlamıştır. Madencilik, enerji alanında da devlet mal ve hizmetleri üretmeye başlamıştır. 233 sayılı kanun hükmünde kararnamede 703 sayılı kanun hükmünde kararname ile kurulması hakkında değişiklik yapıldı. Türlerine baktığımızda:

  • İktisadi Devlet Teşekkülleri 233 sayılı Kanun Hükmünde kararnamelerinin ikinci maddesinde yer alır.

“2. İktisadi devlet teşekkülü “Teşekkül”; sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür.”

Bunların isminde pek çok anonim şirket geçer. Ziraat Bankası, Türkiye İhracat Kredi Bankası gibi. Ticari esaslara göre faaliyette bulunurlar.

  • Kamu İktisadi Kuruluşları, 233 sayılı Kanun hükmünde kararnamede yer alır.

“Kamu iktisadi kuruluşu “Kuruluş”; sermayesinin tamamı Devlete ait olup tekel niteliğindeki mal ve hizmetleri kamu yararı gözeterek üretmek ve pazarlamak üzere kurulan ve gördüğü bu kamu hizmeti dolayısıyla ürettiği mal ve hizmetler imtiyaz sayılan kamu iktisadi teşebbüsüdür.”

Teşekküllere göre kamu yararı esası daha öndedir. Verimli işletilmesi gereken alanlardır. Karlılık gibi bir hedef söz konusu değildir. Şu an için güncel tek örnek: Devlet Hava Meydanları İşletmesidir. Kamu iktisadi kuruluşlar, iktisadi devlet teşekküleri haline getirilmiştir.

  • Müesseseler, 233 sayılı Kanun Hükmünde kararnamede yer alır.

“4. Müessese; sermayesinin tamamı bir iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olup, ona bağlı işletme veya işletmeler topluluğudur.”

Kamu iktisadi kuruluşlarının veya teşekküllerinin yönetim kurulunun kararı ile kurulur.

  • Bağlı Ortaklıklar, cumhurbaşkanı tarafından kurulurlar. Esasında bağlı ortaklıklar diğer kamu tüzel kişilerin en az yüzde 51’ine sahiplerdir.

“5. Bağlı ortaklık; sermayesinin yüzde ellisinden fazlası iktisadi devlet teşekkülüne veya kamu iktisadi kuruluşuna ait olan işletme veya işletmeler topluluğundan oluşan anonim şirketler-dir.”

Ortak alanları: mal ve hizmet sunarken özel hukuka tabidirler. Rekabet hukuku kurallarına da tabidirler. Ürettikleri mal ve hizmetlerin fiyatlarını serbestçe tayin ederler. Zaman zaman bakanlar kurulu karar verebilir. Kuruluş ve işleyiş olarak kamu hukukuna tabidirler. Denetimini sayıştay yapar. Meclis mali denetimini yapar. Özelleştirmeleri, neo liberal politikaların benimsenmesiyle gerçekleşti. 4046 sayılı kanun hükmünde kararname çerçevesi ile sadece özelleştirilmediler. Başka kanun hükmünde kararnamelerle de özelleştirme yürütüldü. 4046 özelinde özelleştirmeleri şu şekilde olur; özelleştirme idaresi başkanlığı var. Ayrı tüzel kişiliği var. Başkanlık özelleştirecek KİT veya kuruluş hakkında CB’ye teklifte bulunur. Özelleştirme yüksek kurulunun vardı. Bugün ise cumhurbaşkanı tek başına karar vermektedir. Cumhurbaşkanı bu kararı verdikten sonra, özelleştirme idaresi özelleştirme komisyonu kuruyor. İhaleler kuruluyor. En nihayetinde de ihale sonucunda bir ihale kararı alınıyor. Kime özelleştirileceğine karar veriliyor. Bu karar yine Cumhurbaşkanının kararına sunuluyor. Nihai kararı cumhurbaşkanı kendisi vermiş olur.


Merhaba bizi İnstagram’da takip etmeyi unutmayın @hukuk_notum :

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: