ÇAKÜ Anayasa

ERKLER ARASI İLİŞKİLER

ERKLER ARASI İLİŞKİLER

  1. Kuvvetler Ayrılığı: Kuvvetler ayrılığı ,bir dönemde liberal siyasi felsefe ürünü olarak mutlak monarşi yönetimine karşı kişi hürriyetlerini güvence altına almayı amaçlar.Yasama,yürütme,yargı birbirlerine karşı belli bağımsızlığı olan organlarca kullanılmalıdır.

Kuvvetler ayrlığı ilkesini ortaya koyan düşünürler içinde Montesquie , J. Locke , Aristo , Bodin akla gelir.

Bu düşünürler,devletin güçlü ve düzenli olması için tüm iktidarın tek elde toplanmasını savunuyordu.Görüşleri teorikti ve pratik bir sonuç yoktu.Sonradan kuvvetler ayrılığı görüşlerinin, kişi hürriyetlerinin güvencesi olarak ileri sürülmesi J.Locke ve Montesquieu öne sürmüştür.

  J.Locke`a göre yasama ve yürütme birbirinden ayrılmalıdır.Tek elde olursa yetkiler kötüye kullanılır demiştir.Konfederatif kuvvet ise savaşa , barışa karar verme ve anlaşmalar yetkisidir.Yürütme ve konfederatif kuvvetler birbirinden ayrılmaz aksi halde uyum kaybolur.

 Montesquieu farklı olarak bu konuyu açıkça ortaya koymuş ve kişi hürriyetlerini de , kuvvetlerin ayrılmasından doğacak dengeyi de bağlamıştır.Yargılamayı da üçüncü bir kuvvet olarak kabul etmiştir.

 Locke`den farklı olarak Montesquieu; ilk olarak yürütmenin bütünlüğünü getirmiştir, ikinci olarak yargılamayı ayrı bir kuvvet olarak kabul etmiştir.

  Montesquieu kuvvetlerin birbirinden ayrılmasını, iktidarın kötüye kullanılmaması için kuvvetler ayrılığı olması gerektiğini, kuvvetler ayrılığının kanunlara saygı duyulması sağladığını söyleyerek temellendirmiştir.

 Kuvvetler ayrılığı uygulamaya ilk kez 1787 ABD Anayasası ile gerçekleşir.

 Kuvvetler ayrılığı sosyalist rejimlere göre iktidara kuşkuyla bakmak olduğundan tek elde değil fakat bölünerek,ayrı organlar tarafından bakılmasını sağlar.Marksist anlayışa göre iktidar bölünemez.

 Kuvvetler ayrılığının çağımıza uygun olmama nedeni ise bu teorinin ileri sürüldüğü tarihte modern anlamda siyasi partilerin bulunmamasıdır.Günümüzde siyasi partiler siyasi hayata yön verir ve kurumlar bunlara biçimsel çerçeve sağlar.

 1) KUVVETLER BİRLİĞİNE GÖRE SİYASİ REJİMLER

 Kuvvetler birliği rejimleri, yasama veya yürütme organlarından birinin, devlet yetkilerine sahip olmasıdır. Kuvvetlerin yürütmede birleşmesi, diktatörlük rejimlerine yasamada birleşmesi ise konvansiyonel ya da meclis hükümeti rejimine yol açar.

  • Kuvvetlerin Yürütme`de Birleşmesi: kuvvetlerinin yürütmede birleşmesi mutlak monarşi ya da diktatörlük şeklinde ortaya çıkar.
  • Kuvvetlerin Yasama`da Birleşmesi: Meclis hükümeti ( konvansiyonel ) rejime yol açar. Meclis hükümeti, geniş anlamda anayasaya göre parlementonun hükümeti karşı siyasi üstünlüğünün bulunduğu bütün rejimleri ifade eder. Dar anlamda meclis hükümeti, yürütme tamamen yasamanın iradesine bağlıdır, yürütmenin istifa edebilme olanağı bile yoktur.

Meclis Hükümeti Özellikleri:

  1. Yürütmenin büyük bir güç elde etmemesi için tek bir kişiye değil, heyet halinde ortaklaşa bir organa verilir.
  2. Yürütme organı üyeleri meclis tarafından belirlenir.
  3. Yürütme organı üyeleri gerektiğinde meclis tarafından görevden uzaklaştırılabilir.
  4. Yürütme tarafından alınan kararları meclis iptal edebilir ya da değiştirebilir.

Meclis Hükümeti Rejiminin Uygulanması: Meclis hükümetinin uygulanması fiili ve hukuki olarak iki şekilde olur.

 Fiili planda ilk uygulama Fransa’da yeni bir anayasa hazırlanırken “milli konvansiyon meclisi“ döneminde yürütme görevi tamamen meclise tabi olan Geçici Yürütme Komitesi‘ne verilmiştir. Yine Fransa’da bütün yetkiler mecliste birleşmiş, yürütme görevi, üyeleri meclis tarafından belirlenen bir yürütme komisyonuna verilmişti.

 Hukuki planda Fransa’da, yürütme görevi meclisin bir yıl süreyle seçtiği ve kendisine bağlı olan 24 üyeli yürütme konseyine verilmişti.

Günümüzde demokratik ülkelerde sadece İsviçre’de Meclis Hükümeti rejimi uygulanır.

İsviçrede Uygulanan Meclis Hükümeti Rejimi: İki meclisten oluşan federal meclisin seçtiği federal konsey İsviçre’de yürütme organının görevini yerine getirir. Hukuki açıdan, federal konsey, meclislerin aldığı kararları uygular. Federal meclis, yürütme organına direktifler verebilir ya da aldığı kararları reddedebilir veya değiştirebilir.

 İsviçre’de yürütmenin hukuki açıdan yasamaya tabi olması meclis hükümeti özelliğidir. Hukuki planda tamamen yasamaya bağımlı olmasına rağmen uygulamada federal konsey istikrarlı bir organdır çünkü aynı üyeler tekrar göreve getirilir. Federal konsey içinde görüş ayrılıkları olsa da kararlar heyet halinde verilir. İsviçre’de yürütme ile yasama ilişkilerinde, güvenoyu isteği,gensoru ve siyasi sorumluluk gibi özellikler yoktur.


Merhaba bizi İnstagram’da takip etmeyi unutmayın @hukuk_notum :

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: