İÜHF 2. Sınıf, Uluslararası Örgütler

BM Örgütlenme Sistemi ve Reformu

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÖRGÜTLENME SİSTEMİ

Birleşmiş Milletler’de 193 üye devlet bulunur. BM’nin 6 asli organı bulunmakla birlikte bazı konularda ihtiyaç duyulan tali organlar kurulabilmektedir. Asli organlardan olan Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi gerekli gördüğü takdirde yardımcı organlar kurabilir. Ekonomik ve Sosyel Konsey de gerek görürse komisyonlar oluşturabilir.

Asli Organlar: Vesayet Konseyi , Güvenlik Konseyi, Genel Kurul, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Uluslar arası Adalet Divanı (UAD) ve BM Sekreteryası.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN AMAÇ VE PRENSİPLERİ

BM’nin amaç ve prensiplerini net şekilde görebilmek için kuruluş antlaşması olan BM Şartı’na bakmak doğru olacaktır. Ancak genel hatlarıyla belirtmek gerekirse; gelecek nesilleri savaşlardan korumak; insan temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almak, eşitliği sağlamak; adaletli bir dünya yaratmak, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklere saygı gösterilmesi için gerekli ortamı oluşturmak, toplumsal ilerlemeyi kolaylaştırmak ve daha iyi yaşam koşulları oluşturmak BM tarafından hedeflenmektedir.

BM Şartı 1. Madde, örgütün amaçlarını net biçimde ortaya koyar:

1. Uluslararası barış ve güvenliği korumak: Bu amaçla, örgüt, barışın tehdidini, bozulmasını ve saldırı fiilini önlemek için, etkili ortak tedbirler alır ve barışın bozulmasına yol açabilecek uluslararası uyuşmazlıkların çözülmesini, adalet ve devletlerarası hukuk ilkelerine uygun olarak barışçı yollar ile sağlar.

2. Halkların haklarının eşitliği ilkesi ile kendi kendilerini yönetme hakları üzerine kurulmuş milletlerarası dostane ilişkiler geliştirmek ve dünya barışını sağlamlaştırmak için her türlü uygun tedbiri almak.

3. Ekonomik, sosyal, fikrî ve insanî nitelikteki uluslararası sorunları çözmek, ırk, cins, dil veya din farkı gözetmeksizin herkesin insan temel hak ve özgürlüklerine karşı saygıyı geliştirmek suretiyle, uluslararası işbirliğini gerçekleştirmek.

4. Ulusların bu amaçlar için gösterdikleri çabaları uyumlulaştırmak.

BM Şartı 2. Madde’de ise bu amaçlara ulaşabilmek için kullanılacak prensipler mevcuttur:

1. Örgütün üyelerinin egemen eşitliği ilkesi,

2. Yükümlülükleri iyiniyetle yerine getirme ilkesi,

3. Uyuşmazlıkların, uluslararası barış ve güvenlik ile adaleti tehlikeye düşürmeyecek biçimde barışçıl yollarla çözülmesi ilkesi,

4. Uluslararası ilişkilerde, bir başka devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı ya da BM amaçlarına aykırı olarak tehdide veya kuvvet kullanılmasına başvurmama ilkesi,

5. Örgütün herhangi bir girişimine her türlü yardımı sağlama ve Örgütün aleyhine önleyici veya zorlayıcı tedbir aldığı devlete yardım etmeme ilkesi,

6. Örgütün, üye olmayan devletlerin, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının gerektirdiği ölçüde, sayılan ilkelere uygun hareket etmesini sağlaması ilkesi,

7. Örgütün özü itibariyle bir devletin millî yetkisi içinde bulunan işlere karışmaması, üyelerin bu nitelikteki işlerini Şart gereğince çözmeye zorlanmaması ilkesi. Bu ilkenin varlığı, VII. Bölümde düzenlenen zorlama tedbirlerinin uygulanmasını engellemez.

1998 Senesinde BM Genel Kurulu, 1000 Yıl Zirvesi için toplanma kararı alır. Bu zirvede BM amaç ve prensiplerinin üzerinden bir kez daha geçilip önemi vurgulanmıştır.

BM’nin hedefleri yeni 1000 yılda bir öncekine göre teknolojinin de ilerlemesine ayak uyduracak şekilde güncellenmiştir. Dünya, SSCB’nin de yıkılmasıyla birlikte soğuk savaş ortamından sıyrılmış ancak teknolojik gelişmelerle birlikte uluslarası barışı tehdit eden yeni unsurlar ortaya çıkmıştır. Zirve sonucunda 1000 Yıl Bildirisi yayımlanır. Bu bildiriye göre milletlerarası ilişkilerin olmazsa olmazı olarak sayılan değerler; özgürlük, eşitlik, dayanışma, hoşgörü, doğaya saygı ve sorumlulukların paylaşılmasıdır.

Yine bildiriye göre bu değerlerin güvence altına alınabilmesi için yeni 1000 yıldaki hedefler belirlenmiştir;

Barışın, güvenliğin ve silahsızlanmasının sağlanması, yoksulluğun ortadan kaldırılması ve kalkınma; çevreyi koruma; insan hakları, demokrasi ve iyi yönetim, güçsüz grupların korunması; Afrika’nın özel ihtiyaçlarına cevap verilmesi, BM’nin güçlendirilmesidir.

BM REFORMU

Birleşmiş Milletler’in asli organlarından olan Güvenlik Konseyi (daimi beşli) yapısı hasebiyle ilk günden beri eleştirilmiştir. Bunun sebebi olarak elbette bu 5 devletin uluslar arası güvenlik konularında 193 devlet adına bağlayıcı karar alabilmesidir.

BM kurucu antlaşması olan BM Şartı’nda yukarıda sayılan asli 6 organ düzenlenmiş, bunların görev ve yetkileri sıralanmış, UAD ve Sekreterya hariç diğer 4 organın yapısı ve oylama usulleri de belirlenmiştir. Bu organların yapısında veya oylama usullerinde değişiklik yapılabilmesi için BM Şartı’nın değiştirilmesi icap eder. BM Şartı ise şu usulle değişitirilebilir;

“İşbu Andlaşmada yapılacak değişiklikler, Genel Kurul üyelerinin üçte iki çoğunluğu ile kabul edilir ve Güvenlik Konseyi daimî üyelerinin hepsi dâhil olmak üzere, Teşkilât üyelerinin üçte ikisi tarafından her birinin anayasası hükümleri gereğince onandığı zaman, bütün Birleşmiş Milletler üyeleri için yürürlüğe girer.”

Görüldüğü üzere bir değişikliğin gerçekleşebilmesi için teklifin, Genel Kurul’un en az 2/3’ü ile kabul edilmesi, daimi beşli dahil olmak üzere yine en az 2/3 üye devletin anayasaları gereğince bu değişikliğin onanmasıyla birlikte 193 üye devlet için değişiklik yürürlüğe girer. 2/3 gibi nitelikli çoğunluğun aranması reformların önünü tıkayan başlıca sebep olmuştur. Değişiklik yapılmasında aranan bu nitelikli çoğunluk ve daimi beşlinin mutlaka tamamınca değişikliğin onaylanması gibi hususlar BM Güvenlik Konseyi’nin diğer devletler üzerindeki iktidarını sınırlayabilmenin engelidir. Zaten bugüne kadar BM Şartı sadece 3 kez değişmiştir ve son değişiklik günümüzden 50 yıl öncedir. (1971) Bu sebeple dünyadaki değişimlere ayak uydurabilmek için kuruluş antlaşmasını değişmek yerine daha farklı yollardan reformlar yapma fikirleri gelişmiştir. BM 1000 Yıl Bildirisi’nde belirlenen prensipler ve amaçlar buna örnektir. Ayrıca 2005 yılında toplanan Dünya Zirvesi’nde belirlenen prensiplere uygun olarak 2 tali organ kurulmuştur: İnsan Hakları Konseyi ve Barışı Sağlamlaştırma Komisyonu.

A-) İNSAN HAKLARI KONSEYİ

Yukarıda Bin Yıl Bildirisi’nde belirlenen BM görev ve prensiplerini açıklamıştık. Bu prensiplerden en önemlilerinden biri de elbette insan haklarıdır. Asli organ olan Ekonomik ve Sosyel Konsey bünyesinde bulunan İnsan Hakları Komisyon’u dünyadaki insan hakları konularında çalışma gösteren bir komisyondu. Ancak zamanla bu komisyonun ihtiyaçlara yeterli cevap olamadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple dönemin sekreterinin girişimleriyle birlikte daha güçlü kuruluşlar oluşturma fikirleri ortaya atıldı. Bunun için öncelikle BM’deki sistemsel problemlerin çözülmesi gerekiyordu. Bunun için bir grup, mevcut komisyonun korunması ve bu komisyonda değişiklikler yapılmasını istiyordu. Diğer bir grup ise komisyonun yerine farklı bir yapıdaki konseyin kurulmasını istiyordu. BM Genel Kurulu 2006 senesinde İnsan Hakları Konseyi’nin kurulmasını kabul eder. Ve böylece bu konsey komisyonun yerini alır. BM Genel Kurulu’nun yardımcı organıdır.

aa-) Görevleri

Tüm insan hak ve özgürlüklerinin korunmasını ve bunlara saygı gösterilmesini temin etmeye çalışır.

  1. Bariz insan haklarını inceler ve bunlar hakkında Genel Kurul’a tavsiyeler verir.
  2. İnsan hakları ve özgürlüklerinin güncel problemlerininin tüm dünyaca ve BM örgütünce farkına varılması için organize olarak çalışır ve çaba gösterir.

bb-) Yetkileri

  1. İnsan hakları hususunda üye devletlerle istişare edebilir ve bu hususta eğitim ve danışma hizmetleri verebilir, teknik-uzmanlık yardım sağlayabilir.
  2. Dünyadaki tüm insan hakları sorunları için bir diyalog noktasıdır.
  3. Milletlerarası hukuktaki insan hakları problemleri hakkında Genel Kurul’a tavsiyeler (bağlayıcı değil) vermek.
  4. Devletler tarafından insan hakları alanındaki antlaşmalara riayetin takibini yapmak ve riayet için teşvik edici hamleler atmak.
  5. İnsan hakları alanında nesnel ve evrensel periyodik incelemeye girişmek.
  6. Diyalog yoluyla insan hakları ihlallerini önlemeye çalışmak ve kriz döneminde müdahalede bulunmak.
  7. İnsan hakları alanında çalışan diğer örgütlerle veya STK’lar ile işbirliği içerisinde bulunmak.
  8. İnsan haklarının geliştirilmesi için tavsiyelerde bulunmak.
  9. Genel Kurul’a yıllık rapor sunmak.

47 üye devlet bulunur. Ve üye devletler 3 yıl içi seçilirler. En fazla 2 defa üst üste seçilebilirler:

13 üye —– Afrika Devletleri grubu

13 üye  —– Asya Devletleri grubu

 6 üye —– Doğu Avrupa Devletleri grubu

 8 üye  —– Latin Amerika ve Karayipler grubu

 7 üye—– Batı Avrupa ve Diğer Devletler grubu

Genel Kurul 2/3 oy çoğunluyla aşikar bir şekilde insan haklarını ihlal eden konsey üyesinin üyeliğinin askıya alınmasına karar verebilir. Üye devletler, insan hakları konusunda en üst standartları gözetmeli ve Konsey ile işbirliği içinde olmalıdırlar. Ayrıca üye devletler de diğer devletler gibi görevleri süresince evrensel periyodik inceleme usulüne tâbi olacaklardır.

Evrensel periyodik inceleme usulü: Devletlerin insan hakları hususundaki uygulamalarının incelenmesi usulüdür. Evrenselliğin iki boyutu bulunur: Tüm BM üyesi devletleri denetime tabi tutulur, diğer yandan ise bu devletlerin insan hakları alanındaki tüm yükümlülüklerine uygun hareket edip etmedikleri incelenir. Bu usul, devletlerin ortak olduğu ve kapasitesini güçlendirmesi konusunda ihtiyaçlarını göz önünde tutan diyaloga dayalı bir işbirliğini içerir. Bu inceleme usulü, antlaşmalara dayalı organların oluşturduğu yapıyı tamamlar. Evrensel periyodik inceleme süresi son güncelleme ile birlikte 4,5 yıla çıkartılmıştır.

Danışma Komitesi: İnsan haklarının geliştirilmesi ve korunması alt komitesinin yerini almıştır. 18 uzmandan oluşur.

B-) BM BARIŞI SAĞLAMLAŞTIRMA KOMİSYONU

Evrensel barışın temin edilebilmesi için çatışmalardan çıkan devletlerin; iyileşme, kalkınma ve inşa ihtiyaçlarına yanıt bulabilmek için özel bir kurumun kurulması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Şüphesiz ki bu yapan organ zaten vardır: BM Güvenlik Konseyi. Ancak bu konseye yardımcı olabilmek amacıyla hükümetlerarası nitelikle olan bir danışma organı BM Genel Kurulu’nca kurulmuştur: BM Barışı Sağlamlaştırma Komisyonu.

aa-) Görevleri

  1. Çatışmadan çıkan devletlere kaynak sağlamak amacıyla ilgilileri bir araya toplamak ve çatışma sonrası kalkınma çabalarına fikir vermek.
  2. Kalkınma için gereken kurumların kurulması ve bütünleşmiş stratejilerin hazırlanması.
  3. Dünyadaki tüm devletler arasındaki koordinasyonu geliştirmek ve en iyi uygulamayı belirlemek.
  4. Kalkınma faaliyetleri için finansman elde etmeye çabalamak ve bu kalkınma girişimi için milletlerarası kişilerin seferberlik süresini uzatmaya yardımcı olmak.

Komisyon organizasyon komitesinden oluşur. Bu komitenin 31 üyesi vardır. 2 yıllık süre için ve tekrardan seçilebilirler:

a. 7 Güvenlik Konseyi üyesi devlet (5 daimi üye dahîl)

b. 7 Ekonomik ve Sosyal Konsey üyesi devlet (bölgesel gruplar içinden seçilecek)

c. 5 devlet – BM bütçesine Statü’ye bağlı katkıları ve barışı sağlamlaştırma daimî fonu da dahil olmak üzere BM fon, program ve kurumlarına gönüllü katkıları en çok olan (a ve b’de olmayan) devletler arasından belirlenir.

d. 5 devlet – BM misyonlarının emrine en fazla asker ve sivil polis veren (a, b ve c’de olmayan) devletler arasından belirlenir.

 e. 7 devlet (Genel Kurul tarafından belirlenir)

Komisyon toplantılarına Komite’nin daveti ile Komite üyeleri dışında şu kişiler de katılacaktır:

· İlgili ülkelerin temsilcileri; · Çatışma sonrası faaliyetlere katılan bölge ülkelerinin ve yardım harekâtlarına veya siyasal diyalog sürecine katılan devletlerin, ilgili bölgesel ve alt- bölgesel örgütlerin temsilcileri; · Kalkınma girişimine katılan ve önemli kaynaklar, yüksek sayıda asker ve sivil polis sağlayan ülkelerin temsilcileri; · Sahadaki BM esas temsilcisi ve varsa BM’nin başka temsilcileri; · Eğer varsa, bölgesel ve uluslararası finansal kurumların temsilcileri

BM Genel Sekreteri’nin bir temsilcisi tüm toplantılarda bulunur.

Dünya Bankası, IMF ve diğer kurumsal sermaye sahipleri, görevleriyle ilgili konularda Komisyon’un tüm toplantılarına katılmaya davet edilirler.

Konsey, Her yıl Genel Kurul’a rapor sunar.

Komisyon tüm kararlarını oybirliği ile alır.

Sürdürülebilir bir barış ve kalkınmanın temelleri kurulduğunda veya ilgili devletin otoritelerinin talep etmesi halinde, Komisyon’un kalkınma ile ilgilenmeye son vermesi tavsiye edilir.

2017’de BM Genel Sekreteri Antonió Guterres BM reformu hususunda, çeşitli tavsiyeler sunmuştur. Öneriler; kalkınma, idare ile barış ve güvenlik alanlarında kapsamlı değişiklikler ihtiva eder.

BM GÜVENLİK KONSEYİ REFORMU

1993’de başlayan çalışmalarla birlikte Güvenlik Konseyi üye sayısının artırılması ve Konseyin diğer konularıyla ilgili problemlerin çözülmesi amaçlanmıştır. 2008’de hükümetlerarası görüşmeler başlamıştır ancak halen devam etmektedir.

Görüşmelerde 5 konu tartışılır;

1. Güvenlik Konseyi üyelerinin kategorileri (daimî, daimî olmayan veya üçüncü bir seçenek):

2. Veto sorunu

3. Bölgesel temsil

Güvenlik Konseyi’ndeki Mevcut Temsil Durumu:

4. Güvenlik Konseyi’nin genişlemesinin boyutu ve çalışma usulleri

5. Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki ilişki

Görüşmelerdeki bazı tutumlar şöyledir:

Afrika Grubu: (Ezulwini Konsensüsü): Afrika için veto hakkı tanınan iki daimî üyelik + beş daimî olmayan üyelik. Vetonun tamamen kaldırılmasını da desteklemektedir.

Arap Grubu: En az iki daimî olmayan üyelik + bir daimî üyelik 4’ler Grubu (Brezilya, Almanya, Hindistan ve Japonya): Kendi daimî üyelikleri

L. 69 Grubu (Afrika, Latin Amerika ve Karayipler, Asya ve Pasifik’ten gelişmekte olan ülkeler grubu): Güvenlik Konseyi üyeliklerinin kapsamlı olarak genişlemesi görüşündedir.

Konsensüs için Birlik: Daimî üyeliğin ve veto yetkisinin genişlemesine karşı çıkmakla beraber daimî olmayan üyeliklerin genişletilmesini desteklemektedir.

S 5 Grubu (Ürdün, Lihtenştayn, Kosta Rika, Singapur ve İsviçre): Öncelikle Güvenlik Konseyi’nin çalışma yönetimlerini geliştirmeye odaklanmış ve genişleme önerilerinden herhangi biri lehine tutum takınmamıştır.

2015’de “Toplu Mezalim Durumunda Vetonun Askıya Alınmasına Dair Siyasî Bildiri” Genel Kurul’a sunulmuştur. Bildirinin muhtevasında, Güvenlik Konseyi’nin toplu mezalim içeren durumları önlemek veya böyle bir duruma son vermek amacıyla hareket etmesinin vetoya başvurarak engellenmemesi gerektiği; vetonun bir ayrıcalık değil, uluslararası bir sorumluluk olduğu vurgulanarak, Güvenlik Konseyi’nin daimî üyeleri toplu mezalim durumunda veto yetkisini kullanmaktan imtina etmeye davet edilmesi yer alır. Bildiri 2020’ye kadar 105 devletçe kabul edilmiştir. (ülkemiz dahil) Bildiri’nin kapsamına soykırım, insanlığa karşı suçlar veya büyük ölçekli savaş suçları girmektedir.

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: