Hukuk Felsefesi & Sosyolojisi, İÜHF 2. Sınıf

AQUİNALI THOMAS

AQUİNALI THOMAS

Ortaçağın sonlarına doğru ortaya çıkmıştır. Burjuvazinin ve laikliğin önünü açan bir filozof olarak kabul edilir.

Aquinalı Thomas her şeyden önce tutarlı bir teoloji geliştirmek, Kilisenin veya Kilise Babalarının öğretisindeki kimi çelişik unsurları ortadan kaldırmak ve Hristiyan inancını sistemleştirmek işiyle ilgilenmiştir.

Aquinalı Thomas’a göre manevi şeyler maddi olanlardan önde gelmekle birlikte insanlar menfaatleri yönünde hareket edebilmektedirler. Fakat insan akıl sahibi bir yaratıktır ve hareketlerini akla göre düzenleyebildiği için de özgür iradesinin olduğunu kabul etmek zorunludur.

Dörtlü bir yasa yapar: ebedi yasa, ilahi yasa, doğal yasa, insan yasası.

Ebedi Yasa: Diğer üç yasanın da temelindeki yasadır. İnsan ebedi yasayı akıl, sezgi ya da inanç ile kavrayamaz.

İlahi yasa: Yaratılış yasasıdır. İnsanlar ilahi yasayı akıl yoluyla değil inanç yoluyla kavrarlar. Kutsal kitaplarda yazanlar ilahi yasayı oluştururlar.

Doğal Yasa: Toplumsal düzene yön veren, tüm insanlar için evrensel mutlak değerlerdir. Akıl yoluyla bulunabilir, akıl sahibi olsan herkes doğal yasayı kavrayabilir. Thomas Aquinas doğal yasanın içini din kurallarıyla değil birtakım evrensel değerler ile doldurur.  

Thomas Aquinas doğal hukukun içeriğini sınırlamaz, toplumu yönlendirecek sayısız yasa olduğunu söyler. Bu yasalardan sadece “kimseyi öldürmeme” yasasını mutlak ve evrensel kabul eder.

İnsan Yasası: Pozitif hukuktur, insanlar tarafından yapılan yasadır. İnsan yasası doğal yasaya yani doğal hukuka uygun olmalıdır. İnsan yasası ortak iyiyi gerçekleştirmelidir bunu da doğal hukuka uyarak yapabilir.

Aquinas’a göre pozitif hukukun yani insan yasasının dört özelliği vardır:

1-yönetilenler tarafından çıkarılırlar

2-ortak iyiyi gerçekleştirmesi gerekir

3-ilan edilmesi gerekir

 4-aklın buyruğudur, akla uygun olmak zorundadır.

Thomas Aquinas ilk defa doğal hak kavramından bahsetmiştir ve bunu mülkiyet hakkı üzerinden yapmıştır.

Orta çağda mülkiyetin sadece tanrının olduğu ve insanın mülk sahibi olamayacağı kabul ediliyordu. Aquinas ise bu görüşü değiştirerek insanların doğuştan bazı haklara sahip olduğunu söylemiştir.

Aquinas monarşinin, toplumda birliği sağlayacağıiçin en iyi olduğunu düşünmektedir. Ona göre monarşi evrendeki birlik düşüncesini uygun olması nedeniyle en iyisidir, ama amacından saptığı zaman da yönetimlerin en kötüsü olur. 

Bir Cevap Yazın

error: Notlarımızı kopyalayamazsınız :)
%d blogcu bunu beğendi: